Afrin'de sivil denilenler!

13.Şubat.2018

11 vatan evladının kanının, vatan yapılmayacak topraklara akmasına mı yanarsın?

Yoksa; “Askerlerimiz sivil halkın arasına karışan teröristlerin attıkları bombalarla şehit edildiler” açıklamasına mı kızarsın?

Her ikisine de!

Ama, şu 4-5 yıldır PKK ve PYD’li katillerin barındığı Afrin’de, sivil giydirilip, askerimizin önüne atılanların sanki aynı kafanın sahibi değilmiş gibi sayılmasına, ya da onlardan böyle söz edilmesine çok ama çok kızmamak mümkün mü?

Demek istediğim odur ki; Afrin’de Mehmetçiğin önüne “sivil halk” diye sürülenlerin, düşüncelerinde gerçekte içlerindeki kanlı katillerden farkları yoktur.

Sorarım size: Afrin’de sivil halk diye tarif edilenler, içlerine saklanıp (ya da sakladıkları) bombaları atanlardan zihniyet olarak farkları olsa idi, 4-5 yıl orada barınabilirler miydi?

Kaldı ki, benim bir Mehmetçiğimin canına ve kanına sebep olacakları bırakın düşünmeyi, gözetilmesinin bile istenmesi suçtur, günahtır!

***

DIŞARIYA BAŞKA, İÇERİYE BAŞKA!

Ben diyeyim “riyakârlar”, siz söyleyin “ikiyüzlüler” için kullanılır; “Dışı başka, içi başka” sözü!

Gelin bu sözü, savaşa benzer bir hale bürünmeye başlayan Afrin’deki Zeytin Dalı Harekatı’nı iktidarı ve muhalefeti ile siyaset yapanları merkeze oturtarak değerlendirelim.

TSK’nın dışımızda (Suriye) kanını ve canını dökerek icra ettiği harekat için, milletten içeride “tek ses” halinde, birlik ve beraberlik içinde olmalarını isteyenlerin içeride, dinin bile önünde olan ahlâkın hiçbir kısmında yeri bulunmayacak şekilde, neredeyse “ağza alınmayacak sözler” ile ayrımcılık ateşine benzin dökmeleri, adeta birbirini kırmaları sorarım size, ikiyüzlülük değil de nedir?

***

ŞU “ALGI” İŞİ...

Son yıllarda çok sık kullanılan bir ifade var: Algı operasyonu!

Her ne kadar mana itibari ile geniş kapsamlı olarak kullanılsa da, genel olarak, “Olmayan bir şeyi varmış gibi gösterip, toplumu yanlış yönlendirerek, kendine yönelik kamuoyu oluşturmak” hesabıyla, tarifiyle kullanılıyor.

Peki, kamuoyunda algı yaratmak için en gerekli araçlar nelerdir?

Hiç şüphesiz, kitle iletişim araçları. Yani gazeteler, televizyonlar, internet siteleri, radyolar, sosyal medya vs. vs...

Peki bu durumda “algı yaratmada” kimler daha çok başarılı olur?

Ez cevap: En fazla kitle iletişim aracını hükmünde ve hakimiyetinde bulunduranlar.

O zaman, birisi çıkar da, “Türkiye’nin basınının tasnifine bakın” der ise, tarifi nasıl yaparsınız?

***

KÖRÜN FİLİ TARİFİ GİBİ!

Mesleğimizin, “Gazeteci kamuoyu oluşturmaz. Oluşan kamuoyunu aktarır” şekliyle tarifini yapan (özellikle habercilik için) rahmetli Nezih Demirkent, basının bugünkü ahvalini görse acaba derdi?

Acaba; “Bugünküler körün fili tuttuğu yere göre tarif etmesi gibi habercilik yapıyorlar” demez miydi?

Nasıl demesin ki?

Hesabı, “Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” üzerine kuracak kadar art niyetli kör haline dönüşenlerin, herhangi bir cisme dokunup da “fil budur” demelerine örnek o kadar çok haberi(!) gazetelerde manşet, televizyonlarda ilk sırada olarak görüyoruz ki!