Adaya bak oyunu ver!..

19.Kasım.2018

30 Mart 2019 seçimleri öncesi  partiler adaylarını belirlemek için yoğun çalışma temposunu sürdürürken her zaman olduğu gibi anket çalışmaları da beraberinde geliyor..

ORC  araştırma şirketi  7-13 Ekim tarihleri arasında anket yapmış.

Milletvekilleri ve Cumhurbaşkanının seçildiği 24 Haziran seçimi öncesi ORC  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yüzde 52,7’yle ilk turda seçileceğini tahmin etmişti.

Erdoğan seçimde yüzde 52,59  oy almıştı

Bu ankette ise yüzde 20’ye yakın bir kitle oyunun açıklanacak adaya bağlı olduğunu söylüyor.

Bu da ittifak görüşmesi yapan partilerin izleyeceği politikanın ne denli  önemli olduğunu gösteriyor.

Katılımcılara Mart 2019’daki yerel seçimlerde oy vermeyi düşündüğümüz parti hangisidir diye sorulmuş..

ORC’nin  anketine  katılanların yüzde 32,4’ü AK Parti’ye oy vereceğini söylerken yüzde 23,9’u CHP’yi seçmiş.  MHP’ye  yüzde 15,7 gibi yüksek bir oy çıktığı görülürken HDP’nin oyu  yüzde 5,1  görülüyor..

İyi Parti’nin oy oranı aşırtıcı bir şekilde yüzde 2,4 oy…

(Böyle bir düşük oy oranı almasını ben düşünmüyorum)

Kararsızlar ve adaya bağlı diyenlerin oy oranının yüzde 19,6 ..

Diğer ise yüzde 0,9…

Yani ORC’nin  anketinde siyasi partilerin ortaya çıkaracakları Belediye Başkan adaylarının kimliği seçimin kaderini belirleyecek şekilde görülüyor…

Bunu sadece ORC söylemiyor..

Yine Cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 99 isabet yapan OPTİMAR Araştırma Başkanı Hilmi Taşdemir’de aynı  düşüncede..

Taşdemir, 'yerelde partimin adayına oy veririm' diyenlerin oranının yüzde 49.5 olduğunu söylüyor.

Bu çok önemli bir rakam..

En beğendiğim adaya veririm, diyenlerin oy oranını ise  yüzde 40.6 olarak açıklıyor..

Desteklediğim partinin adayına oy veririm diyenlerde dağılım  ise şöyle;

AK Parti yüzde 61.5, CHP yüzde 56.5, MHP yüzde 44.8, HDP yüzde 32.6, İYİ Parti yüzde 42.2, SP yüzde yüzde 19.

Parti aidiyetleri, oy oranları AK Parti ve CHP'de yüksek görülürken SP, İYİ Parti ve MHP'de düşük görülüyor…

Taşdemir  gözlerin üzerinde olduğu İstanbul için ise şunları söylüyor..

‘İstanbul'da önceki yerel seçimde CHP ile arada büyük fark olmamakla birlikte muhtemel ve uzun süreli ittifak yaptıkları HDP de dikkate alındığında belli ölçüde risk var gibi. Hala alabilecek durumda AK Parti ama aday önemli. Alamaz ise 16 Nisan ve 24 Haziran seçimlerindeki oyların geriye gitme algısı pekişir ve psikolojik etkisi itibariyle yükseliş trendi durmuş, yüzde 40'lara inmiş gözüküyor.’

Önemli bir tahlil…

Buda şunu gösteriyor ki  İstanbul’da AK Parti’nin seçimi kazanması MHP ile yapacağı ittifaka bağlı…

Çünkü karşıda CHP,İYİ Parti, SP ve HDP bloğunun bir aday etrafında buluşma tehlikesinin olduğu apaçık şekilde ortada..

Böyle bir blok karşısında  AK Parti ve MHP ayrı ayrı adaylarla seçime girmesi  halinde AK Parti   kimi aday çıkarırsa çıkarsın  MHP kaybeden olur..

Keza bu durum Ankara içinde geçerli…

Yani 30 Mart yerel seçimleri İstanbul ve Ankara için   hem Cumhur hem de Millet ittifakı için ‘Devam’ noktasında  kaçınılmaz bir gerçeği ortaya koyuyor…

Bu noktada  bölgemizde Trabzon, Giresun, Ordu ve Artvin’deki siyasi  tabloya baktığımız zaman aynı benzerliği taşıyor..

Muhalefet partilerinin kendi adayları ile  seçime girmeleri halinde AK Parti karşısında kazanma şansları yok …

Eğer muhalefet partileri bir bütün olarak ittifak yapıp seçime girerseler  kazanma şansları yüksek olaaktır  o zamanda AK Parti’nin MHP ile ittifakı tıpkı İstanbul ve Ankara gibi zaruri hale gelebilecektir…

Yani devir hesap devri..

Muhalefet bütün kartlarını oynayacaktır…

Yazımızın  başına gelirsek.. .

Yapılan anketlerde belirtildiği gibi yerel seçimler öncesi ilk kez böylesine partilerin, liderlerin değil belirlenecek adayların kimliğinin seçimlere damgasını vuracağı görülüyor…

Yani halk adayın ismine, liyakatına, inandırıcılığına, bu görevi yapabilme  gücüne yani gerçekçiliğine bakarak sandıkta oyunu verecek…

Bunu sokakta vatandaşı dinlerken de açık ve net şekilde görüyoruz…

O nedenle lider adayları belirlerken çok hassa teraziye çıkaracaklardır…

AK Parti’de yapılan temayül yoklamalarının sonuçlarının aday belirlemede çok  inandırıcı olmayacağını düşünüyorum…

Lobi kurularak alınan teşkilatların oyu değil sokaktaki halkın oyu önemli olacaktır…

Yani tek başına aday adayı olmakta yetmeyecektir!

Cevherlerde çıkarılacaktır..

Yani liderler son noktaya gelindiğinde  temayüle bakarken halk anketlerini baz alarak  ’İŞTE BİZİM ADAYIMIZ’ diyeceklerdir…