Abdulkadir, Sosa ve Serdar...

09.Şubat.2018

Süper Lig'in büyüklerinin puan ve puanlar kaybettiği geçen hafta…

Göztepe ile berabere kalan Trabzonspor, çok kıymetli puan kaybı yaşadı.

Belki de bu sezon, en fazla hak ettiği müsabakaydı.

Rıza Hoca’nın üzerine basarak sözünü ettiği;

“Başlama düdüğü ile oyunu rakip alana yıkan…

Mücadele gücü yüksek oyuncularla rakibi bunaltan…

Sağlı sollu ataklarla gole giden…

Heyecanı fazla, temposu yüksek, coşkulu bir oyun oynatmaktı.”

Nispeten bu görüntüyü pazartesi akşamı görebildik.

***

Rıza Hoca’nın sözünü ettiği:

Zaten Trabzonspor futbol takımını “BÜYÜK” yapan oyun anlayışıdır.

Kavgacı ruhunu, mücadeleci azmini, her koşulda sahada sürdürebiliyordu;

Ağır saha koşulları, hakemlerin yanlı ve haksız kararları…

Takımı yıldırmaktan öte, daha da ateşlerdi.

Göztepe maçının atmosferi, saha ve hava şartları o günleri hatırlatır cinstendi:

Karakterli bir oyun anlayışı, övgüye değer mücadele izlendi.

Tek eksik, bunu taçlandıracak golün olmaması ve kaçan galibiyet.

***

Teknik ekibin, uzun bir aradan sonra Sosa tercihinin…

Doğru tercih olduğu karşılaşmadaki oyunu ile görüldü.

Özellikle Abdulkadir ile kurduğu pas bağlantıları…

Olgun atağa dönüşme noktasında birtakım sıkıntılar yaşatsa da…

Önceki maçlara göre daha planlı ve göze hoş bir oyun sergilendi.

***

Bordo-Mavilileri rakip alana taşıyan en önemli oyuncu olan Abdulkadir…

Geri dönüşleri, topu kazanma arzusu, rakibe baskısını…

Maçın başı, ortası, sonu fark etmeksizin her bölümde, her alanda yaparken…

Ciddi bir güç kaybına uğruyor, haliyle yorgun düşüyor…

Genç oyuncu, mücadeleden yeni çıkmış anında değil…

Daha dinlenmiş olduğu anlarda tercih sebebi olmalı…

Abdulkadir’le gelişecek atakları kim yönlendiriyorsa…

Söz konusu durumu hesaba katarak hareket etmeli.

Yani daha efektif kullanılmalı Abdulkadir…!

***

Bunu tanık olduğum çok çarpıcı bir örnekle açıklayayım:

Fenerbahçeli Engin Verel, boylu poslu bir oyuncu değildi ancak…

Çok güçlü bir fizik yapısı, nispeten iyi bir tekniği vardı.

Trabzonspor maçlarında, Serdar Bali ile eşleşirdi.

İkisi arasındaki mücadeleden normal şartlarda Engin’in galip çıkması gerekirken…

Hep galip gelen Serdar olurdu.

Bu durumu o yıllar bizzat kendisine mahallede sorduğumda:

“Dikkat ettin mi hiç…?

Ben sahanın bir başka yerinde mücadeleden çıktığım anlarda…

Yani yorgun anımda asla onunla ikili mücadeleye girmedim.

Nefeslenip, dinlenmiş anlarda onu karşıma alırdım..” şeklinde açıkladı.

Yani rakibe karşı bir strateji geliştirirdi.

Zaten Serdar’ın teknik özellikleri tartışılmaz düzeydeydi…

Üst düzeydeki futbol aklını da tekniğiyle birleştirince…

Fazla söze gerek kalmıyor artık:

Engin’in sağından solundan, bacak arasından, resital verirdi.

Demem o ki; Serdar Bali’yi geri getirecek gücümüz yok…!,

Ama onun futbol aklını kullanabilecek, Sosa diye bir oyuncu var.

Ve Sosa Abdulkadir’i efektif kullanarak, çok daha etkin hale getirebilir.    

Yazarın Diğer Yazıları