9 Eylül ve İzmir’in Kurtuluşu

10.Eylül.2018

Bence dokuz Eylül , yalnız İzmir’in değil tüm Anadolu’nun kurtuluş tarihidir. Öyle ya  yalnız emperyalizmin maşası olan Yunan Ordusu denize dökülmedik. Onları destekleyen ağababalarının da orduları boylarının ölçüsünü aldılar.

Bugün Türkiye Cumhuriyeti adıyla  776 bin kilometre kare topraklarda 80 milyon nüfusla bağımsız ülke olarak yaşayabiliyorsak bunu işgalcileri denize  dökenlere borçluyuz. O düşman denize dökülmeseydi Anadolu platosunda küçücük bir devlet olurduk.

Bizi zafere götüren temel nedenler şöyle:

+Ulusal duygu ve kahramanlık,

+Orduyu akıllıca yönlendirme,

+Sovyetlerin ve bazı İslam ülkelerinin desteği,

+İyi bir diploması ve Fransa , İngiltere’yi yanımıza alabilme.

Ulusal ordumuz, İzmir’e doğru ilerlerken, Gazi Mustafa Kemal  savaş meydanına ve İzmir’in ufuklarına bir tepeden bakıyordu. Ama paşanın elinde bir tomar kâğıt vardı. O kâğıtlar belli ki savaş planlarıydı. Biliyordu ki iyi planlama olmadan ve diplomasiyi oluşturmadan bu savaş kazanılamazdı.

Yakılmış yıkılmış bir İmparatorluğun küllerinden 207 bin kişilik düzenli ordu kurmak kolay bir olay değildi. Bu savaşan insanların yediği peksimet, içtiği su,giydiği çarıktı. Hesaplı kullanılacak mermi ve silahla kazanıldı bu ülke.

Rusya’dan gelen yardım,Fransa’dan alınan kamyonlar, İtalya’dan satın alınan mühhimat ve buna eklenen ulusun kahramanlık ruhu bizi İzmir’e götürdü.

Maalesef bu toplumun kahramanlığını ve onları yöneten ,yönlendiren liderleri unutturmak için dün de bugün de çaba gösterilmektedir. Bu insanlar mertçe çıkıp “Biz bağımsız ülke değil Amerikan mandası olmak istiyorduk” diyemiyorlar da sinsi sinsi geçmişimizi kötülemeye çalışıyorlar. Bu ülkeyi işgalden kurtaran insanlara , tarihin sayfaları arasında sinsi tuzaklar kurma peşindeler. Bu kahramanları, vatanseverleri gelecek nesillerin kafasından silmek için gizli planlar yapıyorlar.

İflas etmiş, yangın yerine döndürülmüş enkazın külleri arasından bağımsız bir devletin doğmasını sağlayan o orduya ve onların liderlerine dil uzatılmasını içime sindiremiyorum.

Gerek dini gerek milli bayramlar bir ulusun varlıklarının kanıtıdır. 23Nisan’ı,19 Mayıs’ı,30 Ağustos’u, 29 Ekim’i  takvimin yapraklarından koparıp atmak bize değil yabancıların özellikle Sevr’i  imzalayanların işine yarar.

1071 tarihinden itibaren bu toprakları kendimize vatan edindik. 850 yıl sonra bu güzelim toprakları kendi küçük çıkarları uğruna param parça eden  Osmanlı, bu topraklardan kaçtığında  büyük bir insan çıkıp taarruzu başlatmıştı.

9 Eylül tarihi vatanımızın yeniden özgürleşme tarihidir. Yüreğimize  silinmez mürekkeple yazılmış Türk’ün zaferidir . Bu zaferin komutanı, bu zaferi gençlere emanet etmiş ve onların damarlarındaki asil kana güvenmiştir.

Bu gün ülkemizin adı TC ise cebimizde bir yabancı ülkenin verdiği kimliği taşımıyorsak bunu, biz o büyük insanlara borçluyuz.

Bugün körpe dimağları yıkamak ve o kahramanları unutturmak için okul kitapları ile oynanıyorsa  bilin ki bunlar tarihi tebeşirle yazmaya çalışıyorlar. Bu değer bilmez insanların tebeşirle yazdığı tarih bir gün silinecektir. Silinmez mürekkeple yazılan bu şanlı zafer ve tarih sonsuza değin yüreklerde yaşayacaktır.

26 Ağustos gece sabaha karşı başlayan ve 9 Eylül günü biten bu kahramanlık destanı  ve zaferi ulusumuza kutlu olsun.