75 YILDIR SUSMAYAN HALİT KIVANÇ; "BU BENİM İŞİM..."

16.Mayıs.2018

Ziya Paşa'nın; "Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz" sözünü inkâr edercesine siyaset erbabının sahne aldığı şu günlerde, TSYD Genel Merkez seçimleri nedeniyle bir araya gelme şansını yakaladığımız usta sunucu Halit Kıvanç da bu durumdan şikayetçi!

93 yaşında olan ve 3 çeyrek asırdır ağzından bal damlarcasına hiç susmayan Halit Kıvanç'ın "Bana çok konuşuyorsun diyebilirsiniz. Ama benim işim bu" derken, siyaset ve iş erbabının işinin ise aksine bir davranış olması gerektiğini de satır arasına sıkıştırıyor gibiydi!

3 yıllığına genel merkez yönetimine girdiğimiz TSYD'nin gerçek kurucularından olan, ama resmiyette görülmeyen Halit Kıvanç, genel kurul kararı ile kurucu üyeler arasına alındığında ne kadar mutlu olduğunu bir görseniz yok mu?

Gelin Sayın Kıvanç'ın, "Hayattan öğrendiğiniz en önemli 3 şey nedir?" sorusuna verdiği cevapla tamamlayalım:

"Bir; insan evinde eşiyle mutluysa hayatını büyük ölçüde mutlu geçirir. İki; iş hayatında çok iyi bilmediğim şeyleri yapmamaya çalışmışımdır. Üçüncüsü de; her şey parayla çözülmez. Eğer insanın kalbini kazanmışsan o insanın büyüklüğünce sen de mutlu olmuşsundur. Ben dargın olmayı hiç sevmem."

 

(FOTOĞRAFI VAR)

 

AKHİSAR; KASIMPAŞA'DAN ÖNCE...

Evet; Akhisar, Trabzonspor'un Kasımpaşa maçından önce Fenerbahçe'yi yenip Türkiye Kupası'nı kazanarak Avrupa'ya gitmeyi garantilemiş olsaydı, Trabzonspor da rakibine 5-2 yenilmezdi!

Çünkü; başta Sosa, Kucka, Onazi olmak üzere futbolcuların tamamına yakını, 5'inci olsaydı Avrupa Kupası'na ön elemelerden katılma ihtimali bulunan Trabzonspor yüzünden tatillerini yarıda kesmeyi istemiyorlardı.

Onun için de, "Trabzonspor'un ligi 5'inci bitirmemesi için ellerinden geleni yapıp, Kasımpaşa maçını kaybettiler" diye iddia etsem, "Sen de öküzün altında buzağı arıyorsun" diyebilecek babayiğit çıkar mı?

Sonra, benzeri senaryoyu geçtiğimiz yıllarda o kadar çok takım yaşadı ki!

 

"TEK ADAM" OLMAMALI!

Bursaspor maçı göstermiştir ki, her bakımdan, her alanda ekip olmanın yolu "tek adamlıktan vazgeçme" ile mümkündür.

Gerçi Türkiye'de son yıllarda temeli çoğulculuk ve paylaşımcılık olan demokrasi bile "tek adam" statüsüne mahkum ediliyor ya!

Bursaspor karşısında Trabzonspor, sahada adeta "ben dersem o" ya da "ben neredeysem top  oraya" mantığı ile hareket eden Burak'ın yokluğunda hücumda da takım oyunu oynamayı hiç de fena becermedi. Özellikle de ilk yarıda.

Demek ki, futbol bir takım oyunudur, bireysel bir spor organizasyonu değildir. Trabzonspor da her bakımdan, her mevkide ve her aşamada ekip olmalı ve takım oyunu ortaya koymalıdır. 6 şampiyonluğun yaşandığı dönemlerdeki gibi...