3-4 yeri̇ne 2-4 olamaz miydi?

20.Haziran.2018

Başkan Ahmet Ağaoğlu'nun, her ge- çen gen yeni bir pisliği ortaya çıktığı için, yat- tığı yerde faizlerle bir- likte borç kısmı herg eçen gün artan Trab- zonspor'un mali tab- losunun içine düştüğü iflas durumundan kur- tulması için yaptığı "proje üretin" çağ- rısını önemsiyorum.

Önemsiyorum önemsemesine de, or-
tada üretmeyi değil de üretmemeyi paslı çivi misali alış- kanlık haline getirmiş bir Türk toplumu, Trabzon halkı ve de Trabzonspor yöneticileri var ise bu işi yapmak çok ama çok zor olacaktır.

Çünkü, "Alışkanlıklar paslı çivi gibidirler. Söküp atmak çok zordur."

Hele hele ortada, aidatının bile 10 liraya yükseltilmesine itiraz eden üyeleri! Maçlara taraftar grubu adı altında bedava girmek isteyen seyircileri!

Bir paket sigaraya 10 lira verirken mesaj atarak katkıda bulunmayan sevenleri!

Ve de bankalar sanki babasının hayrına para veriyormuş gibi Trabzonspor'u geleceğini satarak, buralardan habire 100 milyonlarca lira kredi alan yöneticileri!

Kısacası Trabzons- por'u özleri ile değil sözleriyle;

Cepleriyle değil, iki tane şakşak ile alkış tutan elleriyle;Ez cümle, aklı ile değil de, sadece "ota da, bota da konan" gönülleriyle sevmeyi yaşam biçimi haline getirmişlerle proje üretmek işi nasıl olacaktır?

"Zor" diye düşünüyorum. Ama yine de, "Trabzon'un hangi zorlukları yenerek, aşarak Trabzonspor olduğunu" olabildiğini iyi bildiğim için umudumu kaybetmiyorum.

Bunun için de, "Başkan Ağaoğlu'na akıl ile kulak, el ve cep ile destek verin" diyorum.

MEHMET EKİCİ İLE NELER NELER KAZANDIK

Mehmet Ekici'nin beleşine Fenerbahçe'ye gitmesi ile ilgili söylemler yine başlayınca ina- nın "Yeteeeerrr" diye bağırmak geliyor içimden!

Çünkü, bu transfer hikayesini bugün sonuçları itibari ile değerlendirmek en doğru ve gerçekçi yaklaşım olacaktır. Öyle ya, maçın sonucu 90 dakikada oynanan futbolun gü- zelliği ve kötülüğü ile değil de, kaç kaç bittiği ile tescillenmiyor, hatırlamıyor mu?

Öyle ise sormak lazım:

Mehmet Ekici'yi, zaten tüm enerjimizin içine eden şike va- kası nedeniyle Fenerbahçe'ye o zaman vermedik de ne oldu?

Yüksek yerden "olur" gelmediği için verilmeyen kupayı mı müzeye koyduk?

Ya da, Beşiktaş kasamıza para mı doldurdu?

Veya, şike vakasında bir adım ileri mi gittik?

Yeteeeerrr artık, bırakın bu hamasi duyguları, söylemleri!

SABRI ZORLAMAYIN!

Doğrusunun ve yapılması gerekenin, Mevlana'nın;

“Suskunluğum asaletimdendir.

Her lafa verilecek bir cevabım var.

Lakin bir lâfa bakarım lâf mı diye.

Bir de söyleyene bakarım adam mı diye?” dediği türden

olduğunu çok iyi bildiğimiz için, ben diyeyim "birilerine", siz söyleyin "bazılarına" karşı "sabır" denilen melekeyi Hazreti Eyüp kıvamında olmasa da kullandık, kullanırız.

Ama yine de siz siz olun ve Cenab-ı Allah'ın; "Beşer şaşar" olarak nitelediği kulların sabrını fazla zorlamayın!