2018'den beklentilerimiz

07.Ocak.2018

Geleceğimizin teminatı güçlü bir ülkeye sahip olmaktan geçmektedir. Güçlü bir devlet, gençlerimizin ve çocuklarımızın geleceği için son derece önemlidir. Devlet zayıf olduğu zaman, Allah korusun, ilerleyen dönemlerde ülkemiz üzerinde hesapları olan güçlere fırsat doğmuş olur. Bu yüzden her bilinçli vatandaşa düşen görev ülkesi için gayret göstermektir.

Değerli okurlarımız, lütfen dikkat ediniz; Atatürk “ülkesini en çok seven işini en iyi yapandır…” diyor. Evet, ülke sevgisi lafla olmaz. Herkes işini en iyi şekilde yapmalıdır ki, ülkesini sevdiğini anlayalım. Ülkemiz için yapabileceğimiz en güzel işlerden biri okuyan, araştıran bir insan olmak ve sürekli ileriye giden bir toplum haline gelmektir. Geçmişi iyi analiz edip geleceğe daha emin adımlarla yürümeliyiz. Geçmişe takılıp kalmadan ileriye bakmak, hele hele birinci derecede terör konusunda iktidarıyla, muhalefetiyle işbirliği yapmak, milletimiz için, ülkemiz için hep birlikte samimiyetle çalışmak, çabalamak durumundayız. Özellikle tüm siyasi parti başkanlarını bu kutlu yolculuğa katkıda bulunmaya, yeni bir anlayışla ülkemizin menfaati için işbirliği yapmaya davet ediyoruz. Ülkemizin bekası her türlü siyasi hesabın üzerindedir, bunu unutmayalım. Bunu yapmayanlar tarihi sorumluluktan kendilerini kurtaramazlar ve toplum nazarında acze düşerler…

Açık ve seçik olarak görülüyor ki; dört bir yandan kuşatma altındaki Türkiye’mizin (milli birlik) bilinci ve duygusuna her zamankinden daha çok ihtiyaç vardır… Şunu da unutmayalım ki; özellikle 2013 yılından beri milletimizi sırtından vurmak isteyenler ve ülkemizi zaafa düşürecek yeni 'Gezi' planları yapmaktan vazgeçmeyenler, 15 Temmuz hain darbe girişimini sulandırmak için bahaneler üretmeye çalışanlar, yerli ve milli kalkınma hamlelerimizi görmezden gelip adeta itibarsızlaştırma yolunu seçenlerle birlik ve beraberlik nasıl hayata geçecek yaşayıp göreceğiz… Bugün İran’ın yaşadığı şiddet olaylarını izliyoruz. İran’ı karıştırıp terbiye etmeye, kendilerine itaat etmeye zorlayan güçler, dün bize aynı şeyleri yapan dış güçlerdir. 'Böl-parçala-zayıflat ve yönet' mantığı… Dün bizde vizyona koydukları bazı şiddet olaylarını, kendi basın yayın organlarıyla nasıl körüklemişlerse, bugün İran’da yaşananları da aynı şekilde körüklemeye devam ediyorlar…

Atatürk’ü sadece yüzeysel anlayanlar acaba Atatürk yaşasaydı ülkemizi karıştırıp kaos ortamı yaratanlara, onları koruyup kollayanlara, onların sırtlarını sıvazlayanlara müsamaha gösterir miydi?

Atatürkçü düşünceden örnekler: “Tam bağımsızlık denildiği zaman, doğal, siyasal, mali, adli, askeri, kültürel ve her alanda tam bağımsızlık anlaşılır. Bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmaktan kurtulamaz. Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler başka milletlerin avıdır.”