2017’de 10 Kasım

10.Kasım.2017

Ortadoğu’da hala bazı ülkeleri kabileler yönetirken, Suudi Arabistan’da taht kavgaları yaşanırken, Türkiye’yi milletin iradesinin yöneteceğini söyleyen ve bu devrimi yapan lidere elbette özel bir saygı duyacağız. Genç, daha 38 yaşında, yol arkadaşları ile çıkmış yola, sömürgeci emperyalistleri ülkeden göndereceğine inanmış, başarmış ve sonrasında her genç kuşağa örnek olmuş bir lidere elbette gençler hayranlık duyacak.

Aristokrasiden gelmeyen, çoban, köylü, yoksul bir çocuğun bile bir gün ülkeyi yönetebileceğini inanması, çocuğa ne olacağın diye sorduklarında “başbakan olacağım” cevabı ile hayalini söylemesi ve bu hayalin gerçek olmasını sağlayan bir lidere tabii çocuklar sevgi ve hayranlık duyacak. Savaş meydanlarında yaptığı direniş ve gösterdiği deha zekâsı ile cephenin kaderini değiştiren bir komutana tabii ki komutanlar gıpta ile bakacak ve onun gibi olmak isteyecek.

Diplomaside Türkiye’yi yok etmek isteyen siyasetçi D. Lloyd George’a “Yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki 20. yüzyılın dâhisi Türklere nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı.” sözünü söyleten bir diplomata elbette diplomatlar hayranlık duyacak. Kurtuluşun İstanbul yerine Anadolu’da olduğunu söyleyen, hasta hasta Anadolu’yu trenle gezen, halka dokunan bir siyaset adamını tabii ki Anadolu halkı ayrı özleyecek.

Kadınların henüz oy kullanmadığı, nüfus sayımında sayılmadığı, mirastan yoksun bırakıldığı, toplumun içinde yeri olmadığı bir ortamda kadını baş tacı yapan bir lidere elbette kadınlar ayrı değer verecek. Köylüye milletin efendisi diyerek, köylünün kalkınması için gecesini gündüzüne katarak çalışan bir lidere elbette köylüler ayrı sevgi duyacak. Dünya liderleri ve iş insanları Türkiye’ye geldiklerinde Anıtkabir’e giderek duydukları saygıyı gösteriyorsa elbette dünya onu merak edecek, kitaplarını yazacak ve filmlerini yapacak.

Dalkavukların, üçkağıtçıların, meczupların, müritlerin, devleti sömürenlerin, kadını yok sayanların, aşiret duygusu ile memleketi yönetmek isteyenlerin Mustafa Kemal Atatürk’ü sevmesi ve saygı duyması zaten anormal olurdu. Her 10 Kasım’da saat, 9.05’te sen sen ol, sakın kapalı bir yerde olma; sokakta ol, cadde ol, okulun bahçesinde ol, apartmanın önünde ol, işyerinin önüne çık, dükkânın önüne çık, arabandan in, etrafına bakın... Saygı duyanları ve duymayanları görürsün.