Burak’mı haklı Ağaoğlu mu?

14.Eylül.2018

Burak Yılmaz olayı Trabzonspor’da büyük bir sarmala dönüştü…

Dünkü yazımda yaşanan gelişmeler noktasında “Ben Burak’tan yanayım” demiştim…

Yazıma karşı olumlu tepkilerde geldi olumsuzda…

Fakat olayın derinliğinde yazıma karşı çok önemli iddialar ışığında bilgilerde elime ulaştı..

Sadece Başkan Ağaoğlu’nun değil Burak Yılmaz’ında cevap vermesi gereken sorular var..

Onları da sevgili Burak’a sormak isterim..

BURAK’A SORULAR!..

-Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu’nun yüzüne  yanında Trabzonspor’un efsane futbolcularından bir isim de varken “BENİ SATIN YOKSA YOK SA BAŞINIZA BELA OLURUM” şeklinde rest çektin mi?

-Trabzonspor kulübü ile 3 yıllık sözleşmen varken ”Ben tercihimi Trabzonspor’dan yana kullanıyorum” demenin mantığı ne? Bir profesyonel futbolcuya yakışır tutum mu?

Kulüp seni isterse satar istemezse satmaz…

-750 bin Euro feda ettiğini söylüyorsun (bunun doğru olmadığını söylüyorlar) .Bu feda ettiğini söylediğin parayı ne zaman yaptığını bir açıklar mısın?

-Sezon başında futbolculardan rakamlarından indirim yapılması istendiği zaman senin buna karşı direndiğin futbolcu arkadaşlarının olumlu yaklaşınca ”Beni ortada bıraktınız” diye sitem edip  futbolcuları vazgeçirdin mi?

-Her zaman opsiyon hakkını kulüplerin kullanırken senin sözleşmende “Her yıl 4,5 milyon Euro alır” maddesi varken üç yıl sonunda “Futbolcu isterse sözleşmesini aynı bedelle bir yıl daha uzatır” opsiyon hakkı hangi vicdana sığar. (Burak’ın Trabzonspor ile sözleşmesi sona erse  kulüp  anlaşmak istemezse dahi Burak sözleşmesini isterse bir yıl daha 4,5 milyon Euro ile uzatabiliyor)

-Abdulkadir ve Yusuf Yazıcı’yı kendi menajerine pazarlamaya çalıştığın yönündeki iddialar doğru mu?

-Kulübe kendi özel aşçını getirdiğini bunu  asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu ”Burada herkes kendi başına hareket edemez’ diyerek aşçının görevine son verdiği bunun üzerine ”Maaşını ben vereceğim” diyerek aşçıyı tuttuğun doğru mu?

KİMSE SAMİMİ DEĞİL!..

Sorular böyle…

Burak Yılmaz’ın  bunlara içtenlikle cevap vereceğini düşünüyorum…

Şu bir gerçek ki Trabzonspor’da geçmiş yönetimden de enkaz kalan sözleşmeler sarmalı sorun olmaya devam ediyor. Ama sözleşmeleri dert etmek nafile çabadır..

Eğer kulübe talip olmuşsan o sözleşmelerin sorumluluğunu  üstlenmen görevinizdir…

Hiç kimse silah zoruyla Trabzonspor’a başkan ve yönetim olmuyor

Burak’ mı haklı, yönetim’ mi?

Takdir Trabzonspor camiasının…

Ama Galatasaray galibiyetinin keyfini sürmeye başlamadan kulübün böyle bir tartışma içeresinde kalması abestle iştigal olmuştur..

Üzüntü vericidir..

Şu bir gerçek ki dünkü yazımda belirttiğim gibi  karşılıklı bir samimiyetsiz olduğu ortadadır.

İki cepheden de baktığımız zaman bunu görüyoruz…

Trabzonspor yönetimi  ne pahasına olursa olsun satmak istediği Burak Yılmaz’ı satamadığı için büyük bir sancı yaşamaktadır. Ve ne pahasına olursa olsun gitmek isteyen Burak Yılmaz ise kaldığı için  gemileri yakmıştır..

Öyle bir hal almıştır ki olay;

Şimdi Alanya spor maçından alınacak bir galibiyet Burak Yılmaz olayında ortalığı süt liman edecek alınacak kötü bir sonuç ise yangın yerine…

Acı ama gerçek bu..

KURTULMAK İSTEDİLER AMA!..

Dün  iki cepheye yakında önemli bir isim ile konuşurken aynen şöyle dedi..

“Ben Burak’ı çok seviyorum. Ama Trabzonspor’u daha çok seviyorum. Ortadaki sözleşme maddeleri kulübe  ihanet maddeleri gibi. Olmaz böyle maddeler kardeşim. Trabzonspor yönetimi işin sonunda Burak Yılmaz’ı “Parada istemiyoruz ne olur ki alın” deme noktasına gelmiştir. Çünkü para kazanmayı  bir kenara bıraktı. Her yıl ödediği 4,5 milyon eurodan kurtaracaktı. Ama Beşiktaş Wagner Love’yi satamayınca alamamıştır.”

Çok ilginç değil mi?

Bu sözlerin anlamı belirttiğim gibi yönetimin yılda 5 milyon Euro yükten kurtulmak için  Burak Yılmaz konusunda  taraftan korkup açık tavır alamaması, Burak Yılmaz’ında ise  kapalı kapılar ardında başka kamuoyuna başka konuşma tavrı içine girmesidir…

Yani samimiyetsizlik işi bu noktaya getirmiştir.

Şimdi hem Başkan Ağaoğlu hem de Burak Yılmaz’ın cevabını vereceği sorular ortada..

Yönetim kurulu adı üzerinde  ”Yönetendir”..

Trabzonspor yönetim kurulunun Burak Yılmaz olayında süreci iyi yönetemediğini satmak için medya dahil destek istediği aşikardır…

İLAHİ AĞAOĞLU

Başkan Ahmet Ağaoğlu’nun Burak’ın açıklamalarına yönelik  cevabını okurken çok güldüm…

Hiçbir şey olmamış hikayesi!..

Diyor ki;

Burak ile sorun yokmuş, yanlış anlaşılmaymış!..

BJK ile görüşmeleri ciddiye almamış da onun  için Burak’a haber vermemiş!

Burak’ı vermemek için son ana kadar uğraşmışmış da  bunun belgeleri de varmışmış!..

Bu transfer döneminde üstüne basa basa hiçbir yere göndermiyoruz demişmiş!…

Bu yönetim olarak verilmiş  bir kararmış!..

Ya siz kimi kandırıyorsunuz sayın Başkan..

Madem yanlış anlaşılma ise neden kaptanlığını aldığınızı kulübün resmi sitesinden duyurma ihtiyacınız hasıl oldu.

Kaptanlığı alınırken Burak’a söylediniz mi?

Allah aşkına Burak’ı satmak için her yolu deneyen sizin yönetiminiz değil mi?

Her şeyden haberi olan siz değil misiniz?

“Burak kalsın” diyen gazetecileri arayıp ’Kamuoyu oluşturmayın. Bu adam. Üç oynar 5 oynamaz. Sakat zaten. Kurtaralım bu adamdan” diyen yöneticileriniz değil mi? sevgili başkan

Burak ne  diyor

“Beni sattılar. Mesajlar telefonumda. Yalan konuşuyorlar. Bana doğruları söylemediler.”

Bu mu yanlış anlama…

Pes Ahmet Başkan..

Burak’a sorduğum soruyu size de sormak isterim..

Asbaşkan Hayrettin Hacısalihoğlu’nun yüzüne “Beni satın yoksa başınıza bela olurum” diyen kim? Sorun Hayrettin beye!

Kusura bakmayın samimi değilsiniz?

VE DİYORUM Kİ;

Bu olay Trabzonspor’un kurumsal kimliğine zarar veriyor. Hiç kimse ne başkan, ne yönetim, nede ismi ne olursa olsun  hiçbir futbolcu Trabzonspor’un  varlığından önemli değildir.

Bu varlığı koruyup kollamak Trabzonsporlu olan herkesin boynunun borcudur…

Peki ne olacak? sorusunun cevabına gelirsek.

Görüşüm net;

Trabzonspor eğer şampiyonluk hesabı yapıyorsa iyi bir  Burak Yılmaz bu takımın vazgeçilmez ismidir..

Nokta…