''Ünal gitsin... Burak kovulsun'' öyle mi!

08.Kasım.2018

Trabzonspor’un son haftalardaki puan kayıpları, hiç tartışmasız taraftarını üzdü.

Tartışma bitmeli.

Bugün yangına benzinle gitme zamanı değil, sakin bir şekilde öz eleştiri yaparak geleceğe bakma zamanıdır.

Hiç kuşkusuz yapılan hataları kimse inkar edemez.

Hiç kuşkusuz teknik direktör Ünal Karaman’ın takım galipken Burak, Rodallega ve Abdülkadir’i oyundan alması hata olmuştur.

Hiç kuşkusuz Burak oyundan çıkarken tribünlerin kendisini yuhalamasına, hırsına yenilip karşılık vererek hata yapmıştır.

Hiç kuşkusuz bir grup taraftarın her şey yolunda giderken, takımları galipken Burak Yılmaz’ı oyundan çıkarken yuhalayıp tahrik
etmesi hata olmuştur.

Hiç kuşkusuz Trabzonspor gibi bir takımın ligin sıradan bir takımı Bursaspor karşısında hem de kendi taraftarı önünde son dakikalarda gol yiyerek galibiyeti kaçırmasının savunulacak hiçbir yanı yoktur.

Bunlar birer gerçek...

Ama artık o yaptı, bu yaptı ne önemi var ki?

Olan olmuş.

Bugün önemli olan, yaşanan süreçlerden ders çıkarmak ve bu tartışmayı burada keserek geleceğe odaklanmaktır.

Aksi demek, “YIKIM” olur.

Aksi demek, daha ligin ilk yarısında böylesine güçlü bir kadronun zirve yarışına veda etmesi demek olur. Zaten ekonomik olarak büyük bir krizle boğuşan kulüp, Allah korusun daha da büyük uçurumlara sürüklenir.

***

Yapılması gereken belli.

Önce sakin olmak...

Sonra öz eleştiri yapmak...

Daha sonra lige umutla dönmek...

O nedenle, Trabzonspor’a gönül veren herkes ortaya çıkan manzara karşısında yangına benzinle gitmek yerine, aklıselim davranmalı, futbolcu, teknik direktör ve yönetim üzerinden Trabzonspor’u yıpratma peşinde koşmamalıdır...

Her zaman dedim.

Trabzonspor’un en büyük rakibi, her zaman önce kendi camiası, kendi iç dinamiklerinde sigortaların zamansız atması olmuştur.

İyi gittiği zaman da bu böyle olmuştur...

Kötü gittiği zaman da.

Şöyle arkaya bakıyorum, her umut dolu sezonların başlangıçlarında kendi ayağımıza kurşun sıkmışızdır.

“Trabzonspor başarısız olsun” diye pusuda bekleyenleri cesaretlendirmişizdir. Trabzonspor’un mu tsuzluğu üzerine mutluluk  kurmaya çalışan sözde Trabzonsporluları hep yaşamışızdır. 

Hep derim “Bu Trabzonspor bu Trabzonspor camiasına çok fazla geliyor!” diye.

En büyük zararı hep kendi kendimize verdik.

Aynı görüşteyim.

Artık ders alalım.

***

Gelelim Burak olayına...

Kadro dışı bırakmak, göndermek, suçlamak çok kolay. Kovun gitsin! 

Dikkat edin zaten böyle isteniyor!

Ama o, bugün Trabzonspor’un futbolcusu.

Maç akşamı ulusal TV kanallarında Beşiktaşlı, G.Saraylı, F.Bahçeli eski futbolcu ve yazarların Burak’ı yerden yere vurup “Büyük yanlış yaptı taraftara. Artık Trabzonspor’da duramaz” söylemlerini hep beraber izlerken ne düşündünüz?

Tümer Metin ne diyor, “Ya Burak bir yüzün kızarmaz mı? Bu evlilik yürümez.” Ama sezon başında “Beşiktaş Burak’ı mutlaka almalı” diyen de kendisiydi.

Trabzonspor’u ne kadar da düşünüyorlarmış!

Taraftarımız ne kadar da sevdalılarıymış değil mi?

Oyuna gelmeyin. 

Bu sezon eğer Trabzonspor şampiyonluk yarışının içerisinde olacaksa, Trabzonspor forveti için Burak Yılmaz gibi bir golcü kaçınılmaz bir gerçektir.

Öyle “Kovun” gitsin demek kolay.

Onu diyenler yarın Burak Yılmaz’ın bir İstanbul takımına gidip attığı goller sonrası “Nasıl sattınız bu adamı” diyeceklerdir.

Örneklerini yaşadık.

Dedim ya;

Olan olmuştur.

Önemli olan, hatalardan ders almak, teknik direktörümüz Karaman ve futbolcularımıza güvenerek önümüze bakmaktır.

Hiç kuşkusuz Burak da bunca tecrübesine rağmen tahrik olmamalı.

Bu taraftar onu bağrına bastı hep.

***

Yine iddia ediyorum bu ligin en iyi kadrosu Trabzonspor’da mevcuttur.

Bu takım bu sezonu şampiyonluk dahil, çok iyi bir yerde bitirecek kapasitededir.

Yani muhtaç olduğumuz kudret kendimizdedir.

Günah keçileri aramayalım.

Oyuna gelmeyelim.

Sen takımın galipken dışarı alınan böylesine bir golcüne alkışlarla moral vermen gerekirken ‘yuh’ çekersen, o futbolcunun kalbine bir bıçak saplayıp tahrik  ettiğini bileceksin.

Sahadaki diğer futbolcuları etkilersin.

Sahadan çıkarken oyuna girecek takım arkadaşları ile nasıl kucaklaştığına bakın.

O nedenle faturayı tek başına bir futbolcuya kesmek de hata olur, yaptığı oyuncu değişiklikleri ile teknik patron Ünal Karaman’ı da “Bu iş onunla olmaz” demek de büyük hata olur.

Yol yakınken hatalardan ders alarak yolumuza devam edelim.

Kıymayalım bu takıma.

Bir umut dolu sezonu daha baştan heba etmeyelim. 

Sevgili Trabzonsporlular!

Kol kırılır yen içinde kalır anlayışı Trabzonspor camiası ve taraftarı için olmazsa olmazdır. 

Ünal Karaman’a da, Burak Yılmaz’a da, bütün futbolculara da sahip çıkalım.

Eğer futbol bir savaş ise...

Bu savaşta bordo-mavili formayı giyen askerler onlar.

***

Trabzonspor takımını içine düştüğü bu kriz ortamından yine Trabzonspor’un kendisi çıkaracaktır.

Çıkarmak zorunda da.

Bunu yapacak olan, teknik patron Ünal Karaman’dır.

Böylesine kriz dönemlerini çokça yaşamış tecrübeli bir isim...

Moralini bozmayacak.

Kim eleştirilmiyor ki?

İşte gördük bu hafta Fatih Terim de, Şenol Güneş de tıpkı kendisi gibi hedef oldu.

Fenerbahçe daha 10 haftada hoca değiştirdi.

Bu, futbolun doğasında var.

Pes etmek yok Ünal hoca.

Komutan sensin.

Burak’ınla, Rodallega’nla, Sosa’nla, Yusuf Yazıcı’nla, Abdülkadir’inle, Kucka’nla, Onazi’nle, Onur’unla...

Bu savaşı kazanacaksın.

Trabzonspor’un kaderi, bu olmak ya da olmamak sezonunda senin elinde hocam.

Bu ligde başarmaman için hiçbir neden yok Ünal hoca.