''MİLLETE HİZMET''

12.Ocak.2018

Trabzon ve bölgemizde; zor şartlarda çalışıp, gerçek haber, fotoğraf ve görüntüleri topluma aktarıp bilgilendiren, kalemini daima hak ve hakikatten yana kullanan, vatan sevgisiyle ülkenin ve milletin hakkını arayıp gözeten tüm basın emekçilerimizin ve gazetecilerimizin ''10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'' kutlu olsun. Halkımızla devletimiz arasında köprü olan, devletin işiten kulağı, gören gözü, uzanan eli olan, 7 gün 24 saat çalışma heyecanı ve anlayışıyla vatanımıza hizmet etmeye çalışan başta mülki idare amirleri olmak üzere tüm idarecilerimizin ''10 Ocak İdareciler Günü'' kutlu olsun. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, mülki idare amirlerini Beştepe'de, milletin evi Külliye'de kabul etti ve bu toplantıda çok önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanımız, her zaman özellikle ve önemle belirttiği gibi ülkemizi; ''Biz milletimize efendilik yapmaya değil hizmetkar olmaya geldik'' anlayışıyla yönetmektedir. Aynı özveriyi ve görev anlayışını, başta mülki idare amirleri olmak üzere tüm idarecilerden beklemektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Her zaman ifade ettiğim gibi, vali, bakan, belediye başkanı düzeyindeki idarecilerin mesai mefhumu olmaz. Günün 24 saati, haftanın 7, yılın 365 günü hizmete hazır olmak zorundayız'' sözleriyle bu anlayışta millete hizmet etmenin ne kadar önemli olduğunu belirtmiştir. Bu anlayışta hizmet eden yöneticilerimiz olduğu sürece vatanımızın, ihya ve inşasının önüne kimse geçemez. Ülkemiz üzerine senaryolar yazıp oynayanların oyunları her zaman başlarına yıkılır. Tabii ki bunun yolu halkın ve idarecilerin birlik ve beraberlik içinde davranmasından geçiyor. Türk milleti; tarih boyunca istiklali ve istikbali uğruna girdiği her imtihandan, gerektiğinde kanını akıtmış ama başarıyla çıkmıştır. İşte bu noktada asıl konu herkesin görevini tam olarak, hak ve hakkaniyetle yapmasından geçiyor. Öncelikle halk kendi üzerine düşen, vatandaşlık görevlerini tam yapacak, çevreye karşı duyarlı olup, eksik, yanlış veya sorunlu bir durum varsa bunların giderilmesi için, yetkili birimlere, idarelere gerekli bilgiyi aktaracak. Bu bilgileri iletmeden idareleri veya sadece devleti yönetenleri suçlamak çok yanlıştır. Hangi makamda olursa olsun idareciler kendilerine; vatandaştan gelen talepleri, şikayet ve istekleri, olabilirliği doğrultusunda ve gerçekliğini araştırarak yerine getirmek için çalışmalı, gerekirse üst mercilere iletip, ulaştırmalı. Bu talepler yeterince değerlendirilmediğinde veya önemsenmediğinde bu durum farklı bir boyuta girebiliyor. Vatandaş, ben yukarıyı bilirim, onlar istese olur, demek ki yapmak istemiyorlar veya hizmet etmiyorlar diye düşünmeye başlıyor. Belki de yukarısı olarak düşündüğü üst mercinin bu durumdan haberi bile yoktur. İşte bu yüzden herkes, özellikle yönetici ve idareci pozisyonunda olanlar işini iyi yönetmeli, vatandaşı dinlemelidir. Yakın çevresindeki kişilerin yönlendirmeleriyle ve onların gözüyle, olaylara veya insanlara bakmak doğru değildir. İdareci, dedikodulardan etkilenmeden, kendi gözlem ve araştırmalarıyla duyumlarının veya olayların doğruluğunu öğrenmeli, herkesi dinlemeli, gereksiz söz ve eylemlerle haksız yere insanları kırmaktan, çevresine zarar vermekten kaçınmalıdır. Hepimizin hedefi olan, ''Büyük ve Güçlü Türkiye'' için ''Millete Hizmet'' yolunda herkes üstüne düşen görevi hakkaniyetle yerine getirmelidir.