“Ülkücü gençlik” sorumluluğunun idrakinde... Ya sizler?

01.Aralık.2017

Ülkemin yaşadıklarına bakınca, en çok üzüldüğüm konu, ülke yönetme sorumluluğunu yerine getirememiş insanlar yüzünden, gençlerimize ve çocuklarımıza kötü anılar bırakacak olmamızdır. Bugüne kadar (eğitim, işsizlik... vb) sorunlarıyla baş etmeye çalışan gençlerimiz şimdi de, dünyanın gözü önünde ülkelerinin uğratıldığı itibar kaybıyla karşı karşıyalar.

Biz GENÇLERİMİZİN iş, barınma, eğitim ve sosyal hayatlarını sahiplenmeye çalışırken, ülke yönetenler bir güdümlünün (Zarrab’ın) peşine takılıp, ona sahip çıkarak, gençliğin biz büyüklere olan güvenine zarar vermişlerdir.

Biz GENÇLERİMİZİ terör örgütlerinin ağından ve gazabından korumaya çalışırken, ülke yönetenler geleceklerini ZARRAB’ın üzerine kurgulamış, “yolsuzluk ve hırsızlık” karneleri, genç dimağların değerlerini dumura uğratmıştır.

Şimdilerde gelecekleriyle ilgili neler planlıyor ve kurtuluşlarını kimlerde görüyorlar bilmem ama bizler, “ne Zarrab ne TRUMP” diyor, geleceğimizi TÜRK GENÇLİĞİNDE görüyoruz.

ÜLKÜCÜ GENÇLERİMİZ...

Geçtiğimiz gün Başbuğ Alparslan Türkeş’in 100. doğum yıl dönümü nedeniyle Ülkü Ocakları Ankara’da büyük bir organizasyona imza atarak Anıtkabir’e yürüdü.

Başbuğ Alpaslan Türkeş’in ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün manevi huzurunda “Malazgirt’in manasını, İstanbul’un coşkusunu, Çanakkale’nin anılarını, Sakarya’nın övüncünü ve Kocatepe’den İzmir’e sel gibi çağlayan zaferlerimizin gururunu yaşarken yaşatmaya, kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti devletini yükselterek gelecek nesillere emanet etmeye ant içiyoruz.” diye haykıran muhteşem duruş ve görüntü, istisnasız TÜRK MİLLETİNİN gurur tablosu oldu. Atatürk’ün dediği gibi bu, “Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesi”ydi.

İşte bu “iman, irfan ile donanmış; kişilikli” vatanına, milletine sahip çıkan nesle, ‘RUH’A, TÜRK MİLLETİNİN ÇOK İHTİYACI VAR.

Dolayısıyla bu ruhu, herhangi bir parti ile sınırlandırmak, siyasetin dar kalıpları içinde tutmaya çalışmak yanlış olur.

BİLİN Kİ Türk milliyetçileri olarak nihai hedefimiz aynı... Hiç kimse bu resmi, siyasetine onay olarak ifade etmeye kalkmasın.

Onlar başbuğlarının evlatları, hürriyetçi, şahsiyetli bir birey, örnek ve idealist bir kimlik olarak kararlarını verebilecek, doğruları aramayı ve ortamı sorgulamayı bilecek kadar yaşadıklarının idrakindedirler.

Hepimize düşen görev, işte bu Asım’ın neslini, “kinden, öfkeden” uzak tutmak. Yüreklerindeki ölçüsüz sevgi tohumlarının yeşermesine destek vermek. Özgürce düşünebilecekleri ve fikirlerini uygulayabilecekleri ortamlar hazırlamak olmalıdır. Bunun dışında ortaya konulacak bir tavır, hem genç ideallere hem de ülke geleceğine haksızlık olacaktır.

Atatürk gençlerimize çok büyük sorumluluklar yüklemişti. Onlar atalarının huzurunda bunun idrakinde, vatan sevgisinin en değerli örneği olarak, bunun yeminini yaptılar da, siz büyükler, siz ne kadar sorumluluklarınızın bilincindesiniz acaba?

Toplumun bu kadar kirlendiği bir ortamda, gençlerimizin temiz niyetine; BİZİM ONLARA, ONLARIN DA GÜVENECEKLERİ BÜYÜKLERİNE İHTİYACI VAR.

İstikbalin aydınlığına, idealist GENÇLERİMİZLE kavuşacağız.