“Sizin rüyalarınız Türk Ordusu'nun yapacaklarına erişemez"

26.Ocak.2018

Küresel aktörler tarafından Orta Doğu haritasının yeniden çizildiği, Türkiye’yi bölme ve küçültme pazarlıklarının yapıldığı zor bir dönemdeyiz.

Gelinen noktada herkesten, yönetenlerden ve siyasilerden beklentimiz aynı; Lütfen ülke bütünlüğüne hizmet edin. Aman ha! Tersi eylem ve söylemlerden kaçının derken…

Afrin operasyonu cephesinden öyle bir ses geldi ki, TÜRK MİLLETİ “Biz aşkı, vatan için canını verenlerden öğrendik” diyen Mehmetçiğin ÜLKÜ yüreğinde kendini buldu, bir bütün oldu.

Afrin’e gitmek için yola çıkan bir askerimizin dediği gibi, “Millet ORDUSUNU tamamladı.”

Afrin yollarında, “İstikamet Kızıl Elma, ailem beni beklemesin sözleri ile tüm Türkiye’yi duygulandıran Mehmet Uzman Çavuş da, vasiyetinde "Telafer’de Anaokulu, Kreş veya Kültür Merkezi yaptırıp, adımı verin, bunu da benim için verilecek parayla yapın." diyen ülkü gönüllü Şehidimiz Musa Özalkan da, Çanakkale’ye giderken yedi düvele başkaldıran ve dönmeyi düşünmeyen vatan sevdalıları da biziz, Mehmetçiklerimiz; Türk Ordusu.

“Ölürsek şehit kalırsak gaziyiz dediler,

Hepsi adsız olan birer kahraman idiler.

Yürüdüler onlar hep ileri yürüdüler,

Onlar hiç geriye dönmeyi düşünmediler.”/Yusuf Tuna/

Onlar, kuzularını askere yollarken, “Dönmezse de vatan sağ olsun!” diyerek TÜRK bayrağını göğsünde taşıyan yiğit anaların evlatları.

Onlar “Ne mutlu bana ki şehit babasıyım. Geride kalan ben, oğullarım ve torunlarım da bu vatana feda olmaya hazır" diyen cesur babaların evlatları.

Hepsinin dilinde aynı dua, aynı türkü, “TANRI KORUSUN TÜRKÜ”

Bu demektir ki, bir ulusun milli, savaşçı ve bağımsız ruhu ele geçirilmedikçe, hiçbir güç ona KADER çizemez!..

Hikâyeciler anlatır, Büyük İskender İran’ı fethetmeden önce İran padişahı Darap ile uzun bir mektup düellosuna girer. Bunlardan birinde Darap, İskender’e gönderdiği bir çuval dolusu susamı önüne döktürür. Bunun seni sayısız askerimle mahvederim” mesajı anlamına geldiğini gören İskender de bir tavuk çağırıp bütün susamları yedirir, sonra da olup biteni izleyen Pers elçisini geri gönderir.

Fatih Sultan Mehmet de bir gün, Rumeli Hisarı’nın inşasına gelen bir Rum elçisini, “Ben benden önceki sultanlara benzemem, sizin rüyalarınız benim yapabileceklerime erişemez,” diye paylayarak, geldiği yere geri gönderir. (alıntı)

Batının tarih boyunca olduğu gibi bugünde (dünyayı “tek devlete/tek dine” dönüştürme adına), Anadolu üzerine olan hayalleri devam ediyor. Türk Milletinin yapabileceklerini de hafife alıyor. Lakin gözden kaçırdıkları bir şey var ki düşmanlık yapanın, Türk Milleti’nin gözünde bir tavukluk hükmü var.

Türk Ordusunun “Gözü bayrağında, kulağı ezan sesinde”dir. Mustafa Kemal Atatürk’ün kazandırdığı Cumhuriyet ruhu ve tarihinden aldığı özgüvenle, topraklarımız üzerine planlar kuran, hayaller gören küresel güçlere karşı diyor ki:

“Sizin rüyalarınız bizim yapabileceklerimize erişemez.” Hatırlatayım istedim!

Allah şanlı Türk ordusunu korusun ve muzaffer kılsın.