Ve!... 16 Temmuz sabahı

16.Temmuz.2017

Dünyaya demokrasi dersi vermeye çalışan malüm ülkelere bakınız ki; darbeler yoluyla (zor ve cebir kullanarak), devlet yönetimlerini ele geçirenleri ya da ele geçirmeye çalışanları baştacı yapıyorlar. Bir yıl önce 15 Temmuz gecesi yaşananları tüm milletimiz açık seçik izledi. Demokrasimize vurulmak istenen hain darbe girişimine karşı göğsünü siper ederek, canı pahasına bu darbe ve işgal girişimini önledi. O gece yaşananlar ve ortaya çıkan tablo ortada.

O gece yaşananların tüm bilgi ve belgeleri, görüntü ve kayıtları ortada iken; normal akıl ve zeka sahibi hiçbir vatandaşımızın bu darbe ve işgal girişimine  ‘kurgulu-kontrollü’ gibi zırva bir kanıya varamaz. Burada mesele vatan meselesidir.

Ahmet’in, Mehmet’in, A ya da B partisinin, şu ve ya bu liderin, herhangi bir siyasi oluşumun şahsi ya da grupsal çıkarı ülke çıkarlarının üzerinde olamaz. “Yok efendim ben falancıyı sevmiyorum, ona kızıyorum, onu istemiyorum” gibi afaki ve şahsi kaprisler ülke menfaatinin üzerinde olamaz. Aşağılama, ağza alınmayacak sövgülü sözlerle, demokratik yollarla işbaşına gelen ülke yöneticilerinin  onurunu rencide edecek davranışlarda bulunmak, haksız karalamalar, çapsız didişmeler ülke menfaatleriyle asla bağdaşmaz. Herkesler de bilir ki; demokrasilerde bir yerlere gelmenin yolu milletin tercihiyle olmaktadır.

Yöneticiye yapılan her türlü aşağılama, karalama, her türlü sövgüler aslında millete yapılmış anlamında olduğunu bile bile... Bir yıl önce 16 Temmuz sabahı, o hain darbe ve işgal girişimini canı ve kanı pahasına önleyen yüce Türk milletininbu asil davranışını, hiçbir şey olmamış gibi hafife alan ve görmezden gelen ülkelerin bu tavırlarını anlamayacak bir tek kişi bile düşünmek istemiyorum.

FETÖ darbe ve işgal girişiminin sanıkları, mahkemelerde yargılananların dışında yurtdışına kaçanların  o malüm ülkelerde nasıl korunup kollandığını göremeyen bir tek kişi bile düşünmek iştemiyorum. O malüm ülkelerin amacının Türkiye’nin güçlenmesini engellemek ve kendilerine avuç açan muhtaç bir ülke konumunda tutmak olduğunu anlamayacak bir tek kişinin olduğunu düşünmek bile istemiyorum.

Terör örgütlerinin ihanetlerini gördüğü halde, kendi ülkesinin zayıflaması için sessiz kalan ya da gereken tepkiyi göstermeyen, bu işleri sulandırmaya çalışan bir kişi dahi düşünmek istemiyorum. Zira bu vatan, dedelerimizin kanlarıyla vatan olmuştur.

Bu anlamda, milletimizin kahir ekseriyeti, nelerin olup bittiğini görmekte ve izlemektedir... Tüm kurum ve kuruluşlarımızla, tüm siyasi partilerimizle bir olmalıyız. Yani ülkemizin birliğini korumaya dört elle sarılacağız, dışarıya karşı bir yumruk olacağız...