Vaad edilmiş topraklar

29.Eylül.2017

Türkiye'nin stratejik önemini anlayabilmek için haritaya bakmanız yeterli... Hiçbir coğrafi, jeolojik, jeopolitik bilgiye sahip olmasanız da bu önemi anlayabilirsiniz. Ülkemiz konumundan dolayı yıllardır ateş çemberinin içinde... Bu coğrafya bin yıllardır herkesin hakimiyet kurmak istediği bir coğrafya... Arap baharıyla; Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Bahreyn, Cezayir, Ürdün, Yemen'de ayaklanmalar, işgaller, değişimler yaşandı. İsrail yıllardır Filistin'i işgal edip saldırıyor, müslümanları öldürüyor. İsrail komşu düşmanı olarak Lübnan'a sürekli gözdağı verip, orayı bombaladı.

Irak'ta çok sayıda Amerikalı var. Ortadoğu’da Irak ve Suriye'de iç karışıklık yaratıp saldırılar ve soykırım yaptılar. İran'a nükleer bombalar yüzünden giremiyorlar ya da erteleniyor. Bunlardan bize ne deyip kayıtsız kalamayız, çünkü bu gidişle sıra bize geliyor. Bu yaşananlar ülkemizi nasıl bir tehlikenin beklediğini gösteriyor. Güneydoğu sınırımızda İsrail ve Amerika'nın desteklediği aktörler olan, pkk ve pkk'ya bağlı gruplar çatışmalarına devam ediyor, Türkmenleri katledip, soykırım yapıyorlar.

Türkiye uzun yıllardır terörle mücadele ediyor ama sonu gelmiyor. Askerimize, polisimize ve sivil halkımıza saldırıyorlar, sürekli şehit veriyoruz. Yüzyıllardır bu coğrafyada kardeşçe yaşayan Türk ve Kürt halkı birbirine düşman edilmeye çalışılıyor, bunun için de pkk terör belasını yarattılar. Güneydoğu sınırımızda kurulmak istenen sözde Kürt devleti için İsrail, Amerika ve tüm küresel güçler uzun yıllardır çalışmaktadır. Yıllar önce sözde Kürdistan haritaları yayınlanmış ve algı operasyonu başlatılmıştır. Güneydoğu sınırımızda yaşanan tüm olumsuzluklara en son, Kuzey Irak'taki gayrimeşru bağımsızlık referandumu eklenmiştir.

Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, Türkiye'nin ve birçok dünya ülkesinin karşı çıkmasına ve ikazlarına rağmen referanduma gitti. Aslında büyük resme bakmak gerekir. Bu coğrafyada yıllardır tüm bu yaşananların sebebi ''Vaad Edilmiş Topraklar'' yani ''Arz-ı Mev'ud''dur! Yani kaynağını TEVRAT'tan alan VAAD EDİLMİŞ TOPRAKLAR kavramı, İsrail için önemini ve varlığını her zaman korumakta ve Türkiye'yi de yakından ilgilendirmektedir. Çünkü bu düşüncenin kaynağı Tevrat'taki sözler; ''günde Rab, Abraham'la (Hz.İbrahim) ahdedip dedi: Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat ırmağına kadar bu diyarı, Kenileri ve Kenizzileri ve Kadmonileri ve Hittileri ve Perizzileri ve Refaları ve Amorileri ve Kenanlıları ve Girgasileri ve Yebusileri senin zürriyetine (soyuna) verdim.''

Kaynak: Tevrat, Tekvin, Bab-15, Tevrat'taki bilginin günümüzdeki anlamı ve hedefi; Nil nehri ve Fırat nehri arasında kalan toprakların, Yahudiler tarafından ele geçirilmesi veya kontrol altına alınması gereken kutsal topraklar olduğudur. İslam aleminin ve Türk milletinin; İsrail'in ''Vaad Edilmiş Topraklar'' diye ısrarla savunduğu ve asla vazgeçmeyeceği dini hayallerine ve bunun için kurdukları oyunlara ve piyonlarına karşı dikkatli olması gerekir! Barzani yakın tarihte Amerika'da basına verdiği bir demeçte ''Vaad Edilmiş Topraklardan'' bahsetmiştir. Barzani ve sözde Kürt devleti bu büyük oyunun bir parçası ve piyonudur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Hükümet ve Devlet yetkililerinin yaptığı MGK toplantısı ve alınan kararlar, alınması gereken ve yerinde kararlardır. Son gelişmeler ülke sınırlarımızı, Türkiye Cumhuriyetini'nin toprak bütünlüğünü tehdit etmektedir. Parolamız ''Tek Vatan, Tek Bayrak, Tek Millet, Tek Devlet'' için ne gerekiyorsa yapılacaktır.