Türkiye’nin çıkış yolu: beka için birlik

29.Mayıs.2017

Unutmayalım ki, tarihimizde parçalanma dönemleri dış saldırılar karşısında birlik olamamak ve siyasi ihtiraslara esir düşmek yüzünden olmuştur. Türkiye’nin beka meselesi olan en tehlikeli dönemeçte PKK-PYD konusunda ABD ve Rusya’ya güvenemiyoruz.

Suriye’nin kuzeyinde kurulmakta olan PKK devletçiği işini, zamanında ciddiye almamanın, ihanet planlarına bilmeden alet olmanın faturası bugün önümüze geldi. Suriye’de tamamlanmak istenen “ihanet koridoru”na destek verenler, aslında Türkiye’nin ne dostu ne de müttefikidir. Bu oynak ve değişken zeminde beka meselemiz için sağlam bir strateji ve yol haritasına muhtacız.

Türkiye, devlet ve millet olarak bu coğrafyanın kaderindeki yerini dosta düşmana bir kez daha ispat etmek durumundadır. PKK ve YPG’ye silah veren, PYD elebaşısını kabul eden ve bu terör örgütleri üzerinden PKK’yı meşrulaştırmaya çalışan devletlere, Türkiye’nin ve Türk milletinin şerefiyle oynamanın bedeli açıkça gösterilmelidir. 1990’lı yıllarda ortaya atılan “medeniyetler çatışması”tezinde Türkiye, “bölünük ülke” olarak gösterildi.

Bu tanım, bugün yaşayacaklarımızın  ipuçlarını veriyordu. Anlayan olmadı. İşbirlikçilerin kasten başlattığı laik-antilaik çatışması, ılımlı İslam ve diyalog masalları, uydurma Ergenekon-Balyoz davaları, anayasa değişikliği ve ardından o zamanki adıyla “Cemaat”in iktidar ortaklığını daha ileriye taşıma çabalarının yol açtığı 17-25 Aralık’tan 15 Temmuz’a uzanan gelişmeler...

Ordusu, yargısı ve polisi ağır bir darbe yemiş, anayasa değişikliği ile de toplumun ortadan ikiye ayrıldığı propagandasına zemin hazırlayan bir sonuç... Bize bunlar kaldı! Türk milleti, içinde bulunduğumuz ortamda gerekirse yeniden bir Millî Mücadele’yi göze almalıdır. Bunun için de siyasilerin, milletin birliği ve devletin bekası davası etrafında kenetlenmesi bir mecburiyettir. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk düşmanlığına karşı gösterilen millî tepki, ümit vericidir. Gazi, ülkenin bütün vatansever güçlerini ortak hedef etrafında toplamıştı. Siyasi görüş farklılıkları bir kenara itilmişti. Bugün de millî kuvvetleri birleştirmek durumundayız.

Batılılar Türkiye ve Türklük gerçeğini bizden daha iyi biliyorlar; fakat içimizdeki aptallardan ve ikiyüzlülerden faydalanmasını daha da iyi biliyorlar Öyleyse önümüzde duran en acil görev devlet kurumlarını, ehliyet ve liyakat temelinde yeniden güçlendirmektir.

Cumhurbaşkanı’nın parti genel başkanı olması, maalesef bu işimizi zorlaştıracaktır. Yeni sistemde, yetersiz ve uygun olmayanların ehil ve layık kadrolara tercih edilmesi daha da muhtemeldir.

Devleti ayakta tutan; kurumların sağlamlığı, ehil ve başarılı yöneticilere emanet edilmesidir. Bu yapılmadığı takdirde, FETÖ benzeri tehlikeler zincirleme hal alır. Birlik önemlidir ama kalitede birlik daha da önemlidir. 28 Mayıs 1918 soydaş Azerbaycan'ımızın Cumhuriyet Bayramı'dır. Kutlu olsun.