Türk Dil Kurumu

15.Temmuz.2017

Cumhuriyetin kuruluşundan sonra ulus olarak Türkçe’yi daha iyi konuşmak için 12 Temmuz 1932 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla ‘Türk Dili Cemiyeti’ adı ile bir dernek kurulmuştur. Kurucuların hepsi de milletvekiliydi ve tanınmış edebiyatçılardandı.

Bu kurucular; Semih Rıfat Celal Sahir, Ruşen Eşraf ve Yakup Kadri idi. Türk Dil Tetkik Cemiyeti’nin amacı; Türk dilinin özünü ve zenginliğini meydana çıkarmak, yeryüzündeki diller arasında gerekli yüksekliğe eriştirmek, neşir ve tamim edilerek dilimizin yayılmasını sağlamaktı. Atatürk’ün sağlığında 1932-1934-1936 yıllarında yapılan üç kurultayda kurumun yönetim organları seçilmiş, dil siyaseti belirlenmiş hem de ilmi bildirilenler sunulup tartışılmıştır. 26 Eylül-5 Ekim tarihleri arasında Dolmabahçe Sarayı’nda yapılan 1. Türk Dil Kurultayı sonunda kurumun ‘Lügat, Gramer’ çalışmalarını sürdürmesi kabul edilmiştir.

1934 yılında yapılan kurultayda cemiyetin adı ‘Türk Dil Araştırma Kurulu’ 1936’daki kurultayda ‘Türk Dil Kurumu’ olmuştur. Türk Dil Kurumu 1940’da Bakanlar Kurulu kararıyla kamu yararına çalışan dernekler statüsü kazandı.1951 yılında bütçe görüşmelerinde kurumun ödeneğinin kesilmesine karar verildi.

Bir başka yapı değişikliği 1982-1983 yıllarında gerçekleştirilmiştir.1982’de kabul edilen ve şuanda da yürürlükte olan anayasa ile Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu bir anayasa kuruluşu olan kurum çatısı altına alınarak devletleştirilmiştir ve dernek tüzel kişiliklerine son verilmiştir.Türk Dil Kurumu’nun kuruluşuyla birlikte çağdaş Türkçe’de Atatürk’ün öncülüğünde özleştirme akımı başlamıştır. Atatürk’ün ölümünden sonra öz Türkçe akımı Türk aydınları arasında sürekli tartışılan bir konu olmuştur. Türk Dil Kurumu bu akımın öncülüğünü yapmayı 1983’e dek sürdürmüştür.

Atatürk ölmeden önce vasiyeti ile mal varlığının bir kısmını Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu’na bağışlamıştır. Fakat Atatürk’ün vasiyatnamesi, 1983 yılında bu kurumlar devletleştirirerek çiğnenmiştir.