Ramazan'ı takan yok!

08.Haziran.2018

Asında; “Ramazan’ın yüzü suyu hürmetine” diye başlık atacaktım! Ama, sayfa sekreteri; “uzun kaçtı” diyerek başlığı kırpmaması için “Ramazan’a Hürmet yok” yazdım. Ne için mi? İslâm’ın şartı olduğu için, ahret hesabına da yaşanan Ramazan, seçimi kazanmak adına çığırından çıkarıldı da onun için! Baksanıza kürsülere çıkanların kimisinde az, kimisinde çok, İslâm ahlâkına uymayan, Ramazan’ın fazileti ile bağdaşmayan, Yunus Emre’nin, “Bir gönül kırdın ise bu kıldığın namaz değil” dediği türden olan ve lâf demeye şahit ister kem sözler havalarda uçuşuyor! Bu da ahaliyi; “Ramazan kimsenin umurunda değil. Varsa yoksa sandık” diye düşündürmüyor değil! Düşünenler haksız mı? “Siyasette bunlar olur” diyerek “haksız” görebileceklere, birkaç cümle de Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ramazan ile ilgili açıklamalarından hatırlatalım: “Ramazan ayı, her yönüyle birlik beraberlik ve kardeşlik duygularının nazariyeden fiiliyata döküldüğü ve daha da güçlenerek pekiştiği aydır.”

1991 SEÇİMLERİNİ GEÇTİ...

Sürekli uyarım. Bu seçimler 91 seçimlerini de geçti. “Kim ne verirse 5 lira fazlası benden” cümlesi ile sembolleşen 1991 seçimleri bu ülkeye 10 yıl kaybettirdi. 2001 krizi ile nihayet erdi de ekonomiye önlem alınabildi. Şimdi de benzer bir süreçteyiz. Enflasyonu baskılıyoruz, zamları erteliyoruz. Şimdi de kamu bankalarına görev veriyor ve görev zararı yazdırıyoruz. Arada çok fark yok. İbrahim Kahveci. Karar Gazetesi

TÜRK'ÜN 3-5 DOLARI İLE ABD'Yİ ZORA DÜŞÜR!

Televizyon kanalları arasında zapting yaparken ekranların birinde; “Flaş, Flaş, Flaş! Türkiye, Amerika’yı zor duruma düşürdü” başlığına rastlayınca, gayriihtiyari; “Durum bakayım. Bu nasıl oldu?” dedim. Mehter gümbürtüsünde yapılan bir kan anonsundan sonra sunucu; “Türkiye’de vatandaşın dolarlarını bozdurup Türk lirasına döndürüp, bankalara koymaya başlaması, Amerika ekonomisini sarstı” demez mi? Ey büyük Allah’ım! Güler misin, ağlar mısın? Türkiye’de 3-5 orta hallinin dövizlerini bozdurmasıyla, (ki milyon dolarlık zenginler, siyasiler zaten dolarlarına dokunmuyorlar. Bir zamanlar olduğu gibi), kefen parası hesabına yastığının altına koyduğu altınları bankaya vermesiyle (milyon dolarlık zenginler, siyasiler zaten dolarlarını dokunmuyorlar), bilmem kaç yüz trilyon doların hakimiyetindeki Amerika’nın kötü duruma düşeceğini sanmayı bırakın, hayal dahi etmek, insanın kendi aklıyla alay etmesinden başka ne olabilir ki?