Nüfus Kanunu'nda yapılması düşünülen yenilikler

11.Ekim.2017

Türkiye Büyük Millet Meclisi bu haftaki toplantılarında Arabuluculukla ilgili kanundan sonra 25 Nisan 2006 tarih ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununda bazı değişiklikler yapmayı amaçlamakta ancak bu değişiklik tasarısı bazı kesimlerde bizce çok gereksiz rahatsızlık doğurmaktadır. İçişleri Bakanımızın verdiği bilgilere göre 2017 yılının başından beri 426 bin kişi belediyelerimizde, 3 bin kişi nüfus müdürlüklerimizde, 16 bin kişi muhtarlıklarımızda, 19 bin kişi nikah işlemlerinde dış temsilciliklerimizde, gemi kaptanı, uçak pilotu gibi yetkilendirilmiş kişiler tarafından gerçekleştirilmiştir.

Mevcut Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre belediye ve köy evlendirme memurluklarında, nüfus müdürlüklerinde ve dış temsilciliklerimizde nikah işlemi yapılmaktadır. Yeni tasarıyla bu gruplara ilaveten il ve ilçe müftülerine de nikah kıyma yetkisi ve görevi verilmektedir. Bu tasarı yeni bir nikah tarzı veya dini nikahın resmileştirilmesi gibi bir uygulama veya öneri getirmemektedir.

Yapılan değişiklik mevcut nikah işlemlerinin kanunda belirtildiği şekil ve usulde, hatta nikah kıyacak memurun giydiği cübbeye kadar mevcut uygulama ile aynı olacak şekilde il ve ilçe müftülüklerine genişletilmesinden ibarettir.

Bazı kesimler bu değişikliklerin laikliğe aykırı olduğunu belirterek adeta yaygara koparmaya çalışmaktadırlar. Bu değişikliklerin laiklik ve kadın haklarına aykırı bir yönü yoktur. Ancak daha önce başörtülü kadınların kamu kurumlarına girişine bile engel olmak isteyen kişilere karşı hiç tepki vermeyen, 28 Şubat zihniyetlilerin din ve vicdan özgürlüğü çerçevesindeki her davranışa, her değişikliğe, her tasarıya karşı çıkmalarını da anlamak mümkün değildir.

Hepimiz elbette cumhuriyetimizin temel ilkelerinden biri olan laiklik ilkemizi sonuna kadar savunacağız. Ancak bu ilkenin düşmanları, bu ilkeye zarar veren kişiler, sadece dini siyasi amellerine alet edenler değil, aynı zamanda bu laiklik ilkesini kendi siyasi emellerine alet eden, istismar eden, güya laik olduğunu iddia eden din ve vicdan özgürlüğü düşmanlarıdır. Bu iki grupla aynı zamanda mücadele ederek cumhuriyetimizi ve bu cumhuriyetimizin ilkelerini korumak boynumuzun borcudur.