Karınca kanatlanırsa…!

15.Haziran.2017

Bir sorumun yanıtlanmasını istiyorum. Ama yanıtlayacak kimsenin olmadığını da biliyorum. Ancak, bizlere düşen görevin ne kadar önemli olduğunun bilinci içinde yine de sormak istiyorum. Katılırsınız katılmazsınız. Fakat benim ısrarla iddia ettiğim bir konu var. Sözüm ona dünyanın en demokratik ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti'nde siyasi partiler, imtiyazlı sınıf yaratmak için devlet yönetimine talip oluyorlar.

Tabii bize göre... Şimdi okurlarımla paylaşmak istediğim sorum şu: Yeni kabul ettirilen anayasanın maddelerini dikkatlice okuduğumuzda partiler yasası diye bir ibare var mı? Partilerin istediklerini aday göstererek halkın huzuruna sürmeleri demokrasinin neresinde kalıyor? Sonra da ballı maaş döneminin başlıyor oluşu imtiyazlı sınıf yaratılmasında önemli bir yol olsa gerek. Mecliste kendi ücretleri söz konusu olduğunda hiçbir zorluk çekmeden komisyonlardan geçirirlerken, emeklinin ve çalışanların maaşlarına sıra geldiğinde hazine müsait olmuyor.

Ölecek olan karınca kanatlanır, derler. Demek ki, emekli ücretlerini artırmak bir yerde demokrasiyi öldürüyor mu acaba? Öyle ya! Demokrasilerde vekillerle emekliler bir olur mu hiç? Ülkemizdeki siyasi partiler, halkın sorunlarını çözmek için değil sorunlara kapı açmak için varlar diye de düşünülebilir. Ancak, bizler biliyoruz ki, siyasi partiler ülke içinde, sosyal adaleti sağlamak için ve dünya genelinde ise toprak bütünlüğünü ve halkın güvenliğini sağlamak için olmalıdır.

Ama bizde sözde yapılıyor diyebiliyoruz. Bir dost meclisinde gazetem Karadeniz'i incelerken, ağabeylerimizden biri bizim ilgimizi çeken bir anısını anlattı. Fransa’da bir baba, “İşsizlik maaşı alıyorsun, sen devlete asalak oluyorsun çalışmıyorsun” diye oğlunu evlatlıktan çıkarmış, tüm mallarını Türk’le evli kızının üstüne yapmış. Fransız baba acaba haklı mıydı? Türklerin çok çalışkan olduğunu mu düşünmüş diye haklı olarak düşündük.

Ama bir baktık ki, elimizden geldiği kadar yeşil kart, şu kart bu kartla devleti soymak için planlar yapmaktayız. Sanırım Fransız baba da yanılgıya düştü. Bizim istediğimiz, ne karınca kanatlansın ne de demokrasimiz yara alsın ve tartışılmasın. Bunu halkımız başaracaktır. Zira devlet halk için vardır. Önemli olan halktır. Elbette sivil toplum örgütlerini unutmamak lazım. Tabii varlarsa...