Fındık Ferrero'ya teslim olmuş

05.Eylül.2017

Şu an tüm fındık üreticileri fındığa verilen 8-9 liranın soğukluğunu iliklerine kadar yaşamaktayken, bir yandan da 'Ferrero'nun fendi fındığı yendi' söylemleri her fındık harmanında dillendirilirken, vah vah milli sermaye ürünü fındığın garipliğinin Sayın Bakan Fakıbaba dahi farkında mıdır değil midir o da bilinmeyen soru iken şöyle bir bakalım... Geriye dönüp bakmak dahi insanın içini sızlatıyor. Geçmişte kolordu komutanı iken eski Darbe Konseyi Başkanı Kenan Evren'in 'Karadeniz insanı bir yıl yatar, bir ay fındıkla uğraşır, düğünlerini yapar, borçlarını öder, on bir ay yatar' dediği yıllarda bir kilo fındıkla üç kilo zeytin alınıyordu. Oysa şimdi üç kilo fındıkla bir kilo zeytin alınırken neden böyle olduğunun cevabının karşılığı... Hükümetin politikası sonucu İtalyan firması tüm fındık üreticileri adına politika üreten fındığın fiyatını elinde tutarak ileride 20-30 fındıkta en büyük Türk firmaları ile karşı karşıya geleceği yeni baştan fındık politikalarının yanlışlığını halka anlatım aşamasında verecekleri tepkinin hiç de küçümsenemeyecek boyutlarda olacağını şimdiden görebiliyoruz. Bir örnekle... Doğrudur, hükümet yabancı yatırımcıyı yani Türk fındığına her türlü yön veren, üretilen her politikada söz hakkını elinde tutan İtalyan Ferrero'yu Türkiye'ye getirmiştir lakin kağıt üzerindeki sözleşmelere karşılık Ferrero ülkemizde bir fabrika mı kurmuştur, istihdam mı oluşturmuştur? Hazır olan fabrikayı almıştır, karşılığında köylüden almış olduğu fındığı 8-9 lira bandında tutma gayretleri içerisinde... Fındığı Avrupa'ya taşıyarak sadece çikolata yapımına yönlendirerek kilosu 60-70 bin liradan piyasaya sürerken dönen paralar nerede? Tabii ki İtalya'da. Bunun adı nedir? İthalat mı yoksa ihracat mıdır? Onun da cevabı bunca emeğin sahibi tabii ki fındık ürecilerindedir. İnsanlar bunu bilmek ister, hakları değil midir? 'Kardeşim, köylü artık marketlerden yumurta, süt ve yoğurt alıyor. Fındık gelirine ihtiyacı yoktur. Şeker pancarı bitti, hayvancılık bitti, yaşasın angus eti’ deniliyorsa sorun yok. ‘Hükümet işini bilir’ demekten de başka çare yoktur. Bir proje midir, projeyse ülke adına üreticilerimiz ne taraftadır, ben de bunu bilmek isterim.

KARAYOLLARI BÖLGE MÜDÜRÜ'NE...

Öncesinde de yazmıştık. Tekrar hatırlatmak adına... Akyazı tünelleri lazım mıydı? Tabii ki lazımdı. Yerinde bir yatırım mı? Tabii ki yerinde bir yatırımdı. Siz hiç gündüzün güneşinin ardından bu tünellere makam aracınızla girmediniz mi? Eğer girmişseniz yerde olan aydınlatmanın küçük araçlar için ne derece tehlikeli boyutta olduğunu görmediniz mi? Akşamları pek sorun yokken gündüzleri her an her türlü kazaya davetiye çıkartan bu ışıkların, sözleşmesinde var olan yapımcı firmaya bir an önce tavana çekilmesi noktasında bir uyarı yazısı o kadar zor mudur? Bugün yarın Allah göstermesin yaşanacak kazalarda hayatlarından kopartılan insanlarımızın elemlerinin, kederlerinin sorumluluğu kimdedir? Hayatlarını kaybedenlerin mi? Bilemediğimiz konular varsa açıklama yapmanız oturduğunuz koltuğun gereğidir sayın bölge müdürüm.

USTA'NIN HAKKINI YEMEYELiM!

3-4 aydır siz ve yönetiminiz asparagas beyanatlarla 'Sosa'yı aldık, Serdar Taşçı'yı getiriyoruz, işlem tamam' nidaları ile bu günlere kadar Trabzonspor'a gönül verenleri bir sağa bir sola yatırıp kaldırdınız. Sonuç Ajda Pekkan'ın ‘Palavra palavra hepsi palavra’ sözlerine karşı söylemle Trabzonspor'un bayramlaşma etkinliklerinde 'Bütün kızlar toplandık toplandık toplandık'... Ne gördük? Geçmiş bayramlaşmaların uzağında eski yönetimlerden, eski divan kurulu üyelerinden, şehrin önde gelen iş adamlarından sadece 10-15 kişinin katılımı görülmüşken bu mesajı en önce başkan ve de asbaşkanın okuması gerekir ki, yarınların ne getireceğinin sinyali işte buradadır. İyi ki başkan ve yönetim 3-4 aydır 'Messi'yi, Ronaldo'yu alacağız' diye halkın önüne çıkmadılar, ya çıksaydılar çok büyük hayal kırıklığı yaşayacaktık. Bakın başkan ne demişti? "50. yılda şampiyonuz. Lucescu'yu getireceğim..." Getirmedi mi? Hem de milli takımın başına! Yani milli takım ortada iken Trabzonspor'un sözü mü olur, haksızlık yapmayalım beyler!