Demokrasinin yolu iyi niyetten geçer

10.Nisan.2017

Çocukluğum boyunca İstanbul'da Vatan Caddesi övgülerini çok dinledim. İki kilometre uzunluğunda, 3-4 şeritli, bölünmüş geniş bir cadde. Menderes'e övgüler yağdırılırdı. Rahmetli çok büyük adamdı! O gün için bu caddeyi yapanı halkın övmesi doğrudur. Bu tarz yol yapımı yenidir, geniş ufukludur. Aslında "kalkınmasız modernleşme" örneğidir. Fakat, bundan 50-60 yıl sonra bir başkalarının çıkıp da biz de bölünmüş yol yaptık diyerek kendilerini övmeleri var ya...

Böyle bir şey olsa olsa insanların akıllarıyla dalga geçmek olur. Üstelik 60 yıl arayla çevrilen aynı filmle. Yine üstelik o insanların bir kısmı da bunu üstün başarı sayabilir! Oysa  bu yol meselesi zamanın getirdiği ve gerektirdiği mecburiyet, imkan ve hizmetlerin olması gereken sadece küçük bir kısmıdır. Böyle bir zihin yapısının demokrasiyi oturtabileceği yerin neresi olabileceğini kim doğru tahmin edebilir, bilinmez! Öyle ya üç ay sonra biz gidip Şam'da (Esad'ı dövdükten sonra) Emevi Camiinde cuma namazı kılacaktık.

Bir baktık ki üç milyon Suriyeli gelmiş bizim camilerimizde cuma namazı kılıyorlar. Bilemem ama bu işlerin bir pusulası olmalıdır. Ey Amerika deyip, kızdık, sırtımızı döndük; özür dileyip kuyruğu kıstık, Putin kardeşin yanına gittik, Avrasya rüzgarları estirdik... Geçen hafta Amerika Esad'ı vurdu, eline sağlık dedik, bize de iş düşer mi diye sorduk...

Suriye belası derinleşti, 71 şehit niye verildi, bilen yok. Uğruna ağıtlar yaktığımız Filistin'de "ezan" yasaklandı. Heyhat, laf eden yok, profesyonel cuma mitingcileri kaybolmuş, onlar da yok. Şu referandum öncesinde ABD'yi, İsrail'i filan kızdırmamak lazım, galiba! Sahi, kürdistan ilan edeceğini söyleyen barzani itinin cumhurbaşkanlığı sarayını kim yaptı, barajlarını kim yaptı, İsrail mi? Bugün iki şoförle idare edilen otomobilde bunlar olursa, Başbakanın ifadesiyle yarın tek şoför sistemine geçilirse neler olmaz ki? Hem de her alanda, hem de her zaman. Tek Adam Sistemi ile "Türkiye uçacakmış" iddiası var.

Eğer referandumda evet çıkarsa Başbakanın uçacağı doğru. Fakat ülkenin ne olacağı belli değil, çünkü, devamlı sürprizler olacak. Değerli okurlarım, sürpriz tutarsızlık ve belirsizlik varsa olur. Her şey belirli ve kuralına göre olursa sürpriz diye bir şey olmaz. Şu an itibariyle açıkça hain ilan edilen seçmenlerin bir kısmının başına nelerin geleceği hiç de belli değil! Tam tersine diğer zevat için II. pkk açılım dönemini de yaşayabilirsiniz!!! Demokrasiye sadece  seçimle değil, bütün topluluklarda, kurum ve kuruluşlarda, üniversitelerde, dernek ve partilerde, bütün ülkede, şu yoldan geçen insanları da sevmek, onlara güvenmek, aynı ortak değerlere sahip olduğumuzu kabul etmekle ulaşılır.

Burada temel ölçü "bana biat eden insanlar" değil, "eşit insanlar" kavramı olmalıdır. O halde, toplumun yarısını hain, pkk'lı, hatta dinsiz ilan etmek neyin nesidir? Kesin bilinen şudur ki Müslüman yalan konuşmaz. Eğer sistemde bu unsurlar esas alınmazsa, sayın baylar, o zaman yukarıdan idare edilen çok sayıda paralel yapıların birbirini yemeye çalıştığı pis demokrasi oyunları seyredersiniz. Ve siz de bu yapılardan birinin yanında temiz olduğunuzu zannedip durursunuz. Türk tipi diyenler "Bu millet" derler, "Türk milleti" diyemezler ama planladıkları sistemin adına Türk tipi derler.

Önce, bu topraklarda yaşayan milletin adının 'Türk' olduğunu hele bir öğrensinler! Cumhuriyet değerlerine sahip çıkıp onları korumaktan başka çaremiz yoktur. Geleceğimiz, ancak, parlamenter demokrasi ile güvenlik içinde olur.. Demokrasilerde kimse anayasayı bırakıp, banayasa isteyemez. Referandum yüce Türk milleti ve devleti için hayırlı olsun. Türk Polis Teşkilatı’nın 172. kuruluş yılını gönülden kutlarım.