Bus durak…

07.Ağustos.2017

İngiliz tarihçi Arnold Toynbee 1960 yılında bir kitapta şunları yazıyordu: “Güney Müslümanlığı, EŞARİLİK (Fas’tan Arabistan’a) bizim için tehlike olmaktan çıkmıştır. Bir şeyh satın alır, hepsini yönetirsiniz. Bizim için kuzey Müslümanlığı, MATURİDİLİK (İstanbul’dan Buhara’ya Türk Bölgesi) tehlikelidir. Bunlar bilimle barışıktır.

O nedenle her zaman ATATÜRK gibi bir asi çıkarabilir. Önlemi şimdiden alınmalıdır.” O yabancı bu ciddi farkı biliyor, hesaplıyor, ileriye dönük plan ve tezgâhlarını kuruyor. Peki, biz Eşarilik ve Maturidilik ne demektir, biliyor muyuz? İşimize gelince, aslında farkında olmadan o İngiliz’in planına alet olup, mezhepçilik yaparız da mezhep imamımızın kim veya kimler olduğunu bilmeyiz. İsimlerini olsun kaç kişi biliyor, Allah aşkına!

Müftülere nikâh yetkisi veren kanun çıkartılıyor. Gerekçeye bakın, resmi nikâh yapılmasını teşvik edeceklermiş! Buna kuşlar bile güler. Resmi nikâhın önünde hiçbir sıkıntı yoktur ama bu ifade milleti ne kadar idrakten yoksun gördüklerinin ilanıdır. Ne tür nikâhtan bahsederlerse, idareciliği ne kadar hafife alırlarsa alsınlar ama ne adına bunların yaşandığını öğrenebilsek, biraz olsun rahatlayacağız.

Öyle ya, bir yandan dinimize uygun iş yapıyormuş görüntüsü veriyorlar, öte yandan nikâh memurları eliyle salonlarda kilise usulü nikâh kıydırıyorlar! Allah aşkına, gelindamat ve şahitlerin nikâh memurunun karşısında ayakta durarak nikâh kıymaları neyin nesidir? Nereden çıktı bu usul? Kilise nikâhından tek farkı karşılarında kara cüppeli papazın olmayışı! Yoksa otobüs mü bekliyorlar? Zaten yollara da “BUS DURAK” diye şifreli bir şeyler yazmışlar!

“Burada, önünüzde, şimdiye kadar tabiiyetinde bulunduğum her türlü devlet tabiiyeti ve egemenliğini reddettiğime; bundan böyle ABD Anayasası’nı ve yasalarını iç ve dış düşmanlara karşı savunacağıma; ABD’ye bağlılık ve sadakat göstereceğime;... yemin ederim.” Tarih: 5 Mart 1999, ABD. Böyle yemin ediyor. Tarih: 18 Nisan 1999 Fazilet Partisi Milletvekili oluyor ve meclise türbanlı girip yemin edemiyor. Yabancı ülke (ABD) vatandaşı olduğu için de T.C. vatandaşlığından kanun gereği çıkartılıyor. Mayıs 1999’da ABD’ye gidip yerleşiyor. Zaten ABD vatandaşı. 18 yıl sonra, 3 Temmuz 2017’de aniden T.C. vatandaşı yapılıyor. 24 gün sonra Türkiye Cumhuriyeti devletinin Malezya Büyükelçisi yapılıyor. Peki, meslekle ilgisi var mı? Liyakat, beka, vs..?

Bir kendini bilmez çıkmış, “Yeni bir devlet kuruyoruz” diyebiliyor. Demek ki ortada bir devlet var! Anlaşılan onu yıkmışlar veya yıkacaklar! FETÖ’cü kafasına benziyor. Sen ne diyorsun be, diyen de yok. Oysa Türk milleti, Yunan’a ve tüm Avrupa’ya karşı vatanın her yerinde mücadelesini verip bağımsız devletini 1923’te kurmuştu. Bu takım, sıra propagandaya gelince salonlarda Necip Fazıl’ın “Sakarya” şiirini okur, yalandan gözleri yaşarır... Dinleyicisine ve zamana göre ufak numaralar..!

Diyanet İşleri Başkanı, veda konuşmasında FETÖ’yü eleştirdikten sonra diyor ki: “ Ancak tek gayesi cemiyete imanlı, ahlaklı bireyler yetiştirmek olan dini kurum ve kuruluşlar bu tür yapılarla karıştırılmamalıdır. ” Yahu siz, hepiniz, yakın zamana kadar Fetullahçıları da aynı sözlerle övmüyor muydunuz? Hem bunların hangisi iyi niyetli? Kavun değil ki, dibini koklayasın Sayın eski Başkan. Millet okumuyor, düşünmüyor, korkuyor, efendiler istediği gibi konuşuyor. Yaşasın saltanat!

BUS DURAK... karpuz adam gibi bir şey!