Bunlar unutulamaz!

15.Mayıs.2017

Aramızda insan suretinde gezinen bazı çirkef yaratıkları unutmayın lütfen! mustafa armağan, süleyman yeşilyurt, hasan akar, yavuz bahadıroğlu... gibiler. Türkiye’miz varlığını koruma mücadelesi verirken, emperyalizme karşı bütünlüğünü korumaya çalışırken bazı yaratıklar, adeta, fırsat bu fırsat diyerek devletimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk hakkında asılsız, ahlak dışı ve şerefsiz iddialarda bulunuyorlar. Hem de Atamızın gurur ve namusuna saldırdılar. 100 yıl önce yıkılıp, parçalanan vatan topraklarını işgalden kurtaran, bizim içinde şerefle yaşamamızı sağlayan Atatürk’ümüz hakkında...

Bunlar Müslüman geçiniyorlar. Oysa, “İslam güzel ahlak” demektir. Allah aşkına bir düşünelim: Atatürk yalnız vatan toprağını mı kurtardı? Hayır! Milletin canını, malını, dinini ve de namusunu kurtardı. Herkes hafızasını yoklasın. Irak devleti yıkıldıktan, bir Kurban Bayramı sabahı bayram namazı öncesinde Devlet Başkanı Saddam Hüseyin idam edildikten sonra Amerikalıların yaptıklarını... Evlere baskın yapıp, evin erkeğini çoluk çocuğunun yanında öldürdükten sonra yine çoluk çocuğunun yanında evin kadınına yaptıklarını! Bunlar unutulamaz. Kurucusu inkâr edilen bir devlet yıkılmak isteniyor demektir. Hainlerin niyetleri bu! Peki, neler yapmıştı Büyük Atatürk? 57 yıllık ömrüne; 11 savaş, 1 mareşallık, 21 madalya ve nişan, 13 kitap ve 1 ülke sığdırmıştı. Yetmedi, Türk milletine medeniyet ve bilim yolunu açmıştı.

Bu hainler ona düşmanlık etmekle Türk milletine, Türkiye Cumhuriyeti devletine ve göklerde şerefle dalgalanan Türk bayrağına da düşman olduklarını ispat etmiş oldular. Milletten ciddi bir tepki aldılar fakat Genelkurmay Başkanından ve TBMM Başkanından pek ses çıkmamasını anlamak mümkün değildir. Devlet zayıfladığı ve yıkıldığı zaman Balkanlarda, Kafkaslarda, Filistin’de, Medine’de, Kıbrıs’ta, Kırım’da dedelerimizin neler yaşadıklarını aklı başında herkes bilir.

Bugün, Yunanlılar Ege Denizinde 13 adamızı resmen işgal ettiler. Devletimiz maalesef gerekli cevabı veremiyor. Neden? Kırım’dan, sınırımızın dibindeki Ahıska’dan sürgün edilen Türkler hala yurtlarına geri dönemiyorlar. 18 Mayıs 1944 Kırım Türklerinin nüfuslarının yarısının katledildiği büyük sürgünün tarihidir. Türkiye’mizin her şeyine, insanına, toprağına, devletine sahip çıkmamız, korumamız gerekiyor. Hiç şüphe yok ki 100 yıl önceki düşmanlar bugün de aynı şeyin peşindeler. 16 Mayıs Salı günü KTÜ’de “Sönmeyen Ateş-Kırım Yırları” isimli bir konser verilecektir. Giriş serbesttir.

18 Mayıs Perşembe günü ise Trabzon Türk Ocağında Kırım Sürgününü konu edinen bir film gösterimi vardır. Bunların izlenmesi, hissedilmesi, hissederek yaşanması gerekir. Ben de vatan evladıyım, ülkemi seviyorum diyerek sadece kendi işlerimizle uğraşmanın ülkemize hizmet için yeterli olmayacağını düşünüyorum.

Ne Mutlu Türküm Diyebilene!