Bugün de olup bitenlerin hepsi BOP’ta yazılı...

16.Haziran.2017

Birileri, hele hele kamu denilen bütünün tamamı adına tarafsız bir anlayışla işini icra etmesi gereken medyadakiler, son günlerde Katar üzerinden, müteahhit İsrail’in taşeron Amerika ve işçileri Araplar vasıtasıyla yaptıklarını, yapmak istediklerini adeta yeni bir şeymiş gibi sunuyor, söylemiyorlar mı? İnanın, “çıldırasım” geliyor. İnsan bu kadar mı Allah’ın verdiği tek ayrıcalık olan akılla alay eder? Bu denli mi, Ziya Paşa’nın, “Hafızai beşer nisyan ile maluldür” sözüne örnek teşkil eyler? Bu kadar mı salaklık olur? Diye diye “ağzımızda tüy bitti!” Yaza yaza, “kelimeler yıprandı!” Ben diyeyim “Ortadoğu coğrafya sında”, siz söyleyin “İslâm Aleminde”, adım adım uygulananların tümü yıllar öncesinde yazılı, hatta rapor, dahası kitap halinde baskısı bile yapılmıştır. Bugünkü aşaması da BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) kitabın yaklaşık yarısına doğru yazılıdır. Bunu bilmeyenler, bütün uyarılara rağmen, anlamayan var ise, ya gaflet, ya delalet ya da hıyanet içindedirler! Böylelerin yapması gereken tek şey hemen bugün cuma namazını kıldıktan sonra; “Allah’ım biz sana kulluk edemedik. Senin verdiğin aklı, istediğin şekilde kullanamadık” diyerek kalan kısmı ile akıllarını geri iade etmeleridir!

KISSADAN HİSSE...

Hoca Nasreddin’e sormuşlar; “Okuduğunu anlamamak nasıl bir şeydir?” O da; “Ne yediğini bilmeden otlamaya benzer” cevabını vermiş. * Şu sıralar çok konuşulduğu için Katar’ın nerede olduğunu Temel’e sormuşlar: Temel de, sadece “Toprağı ne kadar? Nüfusu kaç kişi?”diye sorup öğrenince cevabı hemen vermiş: “Olsa olsa Konya’nın ilçesidir.”

Ahmet sormuş: “Düşünmeden konuşmanın cezası nedir? Mehmet; “Sonradan düşünmeye mahkûm olmak” diye cevaplamış. Ahmet bu kez; “Ama bizde o da olmuyor!” Mehmet; “Bizdeki Türk tipi” diye gülümsemiş.

KÜRDİSTAN İÇİN YÜZLERİNE TÜKÜRSEN...

Devlet töreni ile, hem de kırmızı halılarla karşılamaktan bir kez olsun imtina etmediğimiz Türk düşmanı Barzani, bizdeki bazıları “Yapamaz, edemez, eyleyemez” diye 5-10 yıl öncesinden beri iddia eyledikleri zaman, biz “Alıştıra alıştıra yaparlar, yapacaklar. Çünkü hesap kitap yapılmış, hedef ise yazılmıştır”  dediğimizde, “Hayal görüyorsunuz” şekliyle yüzümüze sırıtmalarını unutmadık. Ne oldu? Barzani, “Bağımsız Kürdistan için 25 Eylül’de referandum” kararını açıkladı.

O referandumun sandığının da şimdiden “Kullanılan oy. Geçersiz oy. Geçerli oy. Kabul yüzde 90” şekliyle zaptı tutulmuştur. Bilesiniz! Şimdi, bizim o günlerde bugünkü olacakları dile getirdiğimiz sırada sırıtanların yüzüne aynı şekilde bakmak için değil, tükürmek için harekete geçmemiz lazım ama, değmez! Çünkü işe yaramaz! Bu gibiler; “Yağmur yağıyor” derler! Onun için 25 Eylül’deki Bağımsız Kürdistan ilanından sonraki gelişmeleri yazsak da olur, yazmasak da!