Başarıların efendisi

14.Mayıs.2017

“Çalışmak”, insan ruhunu birtakım bunalımlardan kurtaran, insanı yükselten ve yücelten ve de manevi kurtuluşa götüren en olumlu, en güzel, en verimli bir olgudur. Kendince, insanlık bilincine varan ve bunu şiar edinen, kendi varlığını kabul ettirmek isteyen, olgun ve bilinçli bir hayat anlayışına sahip olan insanlar çalışmanın kölesi, netice olarak da başarıların efendisidirler....

İnsan ruhunda gizli olan yaratıcı değerler, ancak ve ancak çalışma sayesinde faydalı ve verimli, insanlığa yarar sağlayan eserler olarak ortaya çıkar. Nitekim insanlığın teknik, sanat ve bilim alanındaki ilerlemeleri, bireysel ve ekip çalışmalarının toplamıdır. Eğer insanlar çalışmanın değerini bilmeyip ve buna inanmayıp, bu sonsuz merdivenin basamaklarında yükselme çabası göstermeselerdi, bugün ilkel bir hayat yaşamaktan kurtulamayacaklardı. Gerçek olan şu ki; çalışma, insanın görüş, duyuş ve yaşayış ufuklarını açar.

Bunun neticesi olarak da insan, yükselme yolunda büyük bir güç ve manen de huzur kazanır. Çalışmayan insanlar, düşünmekten, duymaktan, çevresine faydalı olmaktan uzak birer boş kalıptırlar. Bunlar toplumun içinde zararlıdırlar, zira tembellik ancak kişiliksiz insanların harcıdır, insanı maddi ve manevi felakete sürükler. Öz olarak şunu söyleyelim ki; yaşamaktan zevk almak, kendi çapımızda yarattığımız eserlerle kişiliğimizi kazanmak ve hayat yolunda başarı sağlamak istiyorsak, kılavuzumuz çalışmak olmalıdır....

Bugün geldiğimiz noktada, ülkemizi yöneten kadroların demokrasi içinde kalarak ve demokrasiden taviz vermeden onbeş yıl gibi uzun bir süre, istikrarı koruyarak toplumun teveccühüne mazhar olmasını irdelediğimizde görüyoruz ki, eğer önderler gerçek bir halk önderi iseler yapmak istediklerine toplumu inandırabiliyorlar....

Toplumun talepleri, ülkemizin gelişmesi, çağdaş bir görünüme kavuşması yönünde verimli ve azimli bir çalışma ortaya konmuş olmasında, liderin sağlıklı, duyarlı, bilgili olması, en önemlisi de çalışkan ve cesur olması, ülkemiz için gerçekten bir şans olmuştur. Sonuç olarak; eğer toplum ülkeyi yönetenlere güveniyorsa ve yönetimde güçlü bir lider varsa, başarılar peş peşe gelir ve ülkemiz çağdaş uygarlık düzeyinin de üzerine çıkma yolunda emin adımlarla ilerler....