Anlamadığı ABD'yi, yeni öğrenenlere!

12.Ekim.2017

Son olup bitenlerin bazılarına; “ABD’nin gerçek yüzü şimdi anlaşıldı” ifadesi kullandırdığında ben diyeyim “gülesim”, siz deyiverin “ağlayasım” geliyor. Nasıl gülmem, nasıl ağlamazsınız? Bu gibilerin, “yeni anlaması” ya da “yeni öğrenmesi” neye benziyor öğrenmek ister misiniz? Kıssadan hisse! Fatih, 1453’te İstanbul’u fethettiğinde surları aşan bizim Yeniçeri Temel, sokakta rastladığı Yahudi’nin birine palayı sıyırmış; “Salavat getir, kafanı keseceğum” demiş.

Yahudi, “More beni niye kesecesen? Fatih ‘kimseye dokunulmayacak’ ferman eyledi yaa” demiş ama nafile. Bizim Temel ısrarcı! Yahudi bakmış ki Temel lâftan anlamıyor, “Bari beni neden keseceksen onu söyle” diye sormuş. Temel; “Siz Hz. İsa’yı çarmıha gererek öldürdünüz” demiş.

Yahudi’inin, “Ama o 1400 sene önce idi” karşılığını vermesi üzerine de Temel, “Olsun! Ben yeni öğrendim” demiş! * O ki, sözü “öğrenmekten” açtık, “bilmemekle” devam edelim mi? “Dünyada sadece benim halkımın çıkarları vardır”ı anayasasının ilk maddesine kaydetmiş(!), tercihlerinin de merkezine oturtup, bunu da bas bas bağırarak her yerde söyleyen ve gereğini de “pire için yorgan yakacak” derecede olsa bile gözünü kırpmadan yerine getiren bir Amerika’ya bugünlerde “...anlayamamışız” diyerek tepki gösterenlere ne diyebiliriz? Koskoca bir; “Günaydıınnnn!” çeksek!

***

BİLMEMEK, ÖĞRENMEMEK...

Bugün Ortadoğu coğrafyasında olup bitenleri bilmeyenler, ya da geçmişe bakıp öğrenmeyenlere kısa yoldan ne denebilir? Ne hatırlatılabilir? “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp” vecizesini keşke çok önceden hatırlayarak, kavrayabilseydiniz!

***

DÜN, BUGÜN, YARIN DA...

Etkili ve yetkililerin, dün eyledikleri kelâmların, bugün söyledikleriyle uyumlu olup olmadığına bakmayacak isek, yarın zikredeceklerinin de bugünküleri tedavülden kaldıracağını bilecek, sözlere de ona göre değer vereceğiz!

***

HANGİ GERÇEK? HANGİ YALAN?

Barzani, BOP kapsamında adım adım yol alıyor; bizimkiler “Mossad devleti” diyor. Ardından da; “Sadece İsrail destekliyor” diye ben diyeyim “ekleniyor”, siz söyleyin “iddia ediliyor!” Bu iddia, yanlış ifade ediliyor yanlış! Hem de çok yanlış! Hem de tam tersi şekliyle! Nasıl mı? İşin içinde İsrail ve Mossad var ise, öyle veya böyle, az veya çok desteklemeyen yoktur.

ABD mi dersiniz! Avrupa Birliği mi dersiniz! Rusya mı, Çin mi, Japonya mı dersiniz! Dahası Arabistan’ı mı ilave edersiniz? Müslüman diye geçinenleri mi eklerseniz! Hatta dolaylı olarak İran’dan da mı söz edersiniz! Haa; “direkt ya da endirekt” ya da “anlayarak ya da anlamayarak.” Yeni bir soruyu; “Türkiye’nin de katkısı olmuş mudur, olmamış mıdır?” diye de yöneltmek mi istersiniz?

Neyi, nasıl yaparsınız? Bilemem! Ama gerçek ile yalan arasında tercih yapmak gerektiği zaman şunu unutmayın: “En kötü gerçek, en güzel yalandan iyidir.”