“İslam sizin üzerinizde sadece bir gömlek mi?”

14.Temmuz.2017

Değerli okurlarım, yanlışlığa, haksızlığa, ortalığa dağılan duygu ve ahlak kirliliğine karşı duyarlı olup, davranış geliştirmek İslam’ın da tanımladığı insanlığın görevive gereği olsa gerek. İnsan olma vasfını ve onurunu yitirmemiş her insanın farkındalığıdır bu. Şükür ki bizler bu erdemli duruşu muhafaza edenlerden, her nereden gelirse gelsin,  “yanlışa yanlış” diyenlerdeniz.

Bu duruş içerisinde, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın -Kendi politik duruşlarının dışında kalanları değersiz göstermek amacıyla-, Sayın Meral Akşener için “Şu Meral Kılıçdaroğlu mu?” şeklindeki yakıştırmasını, gayri ahlaki buluyor ve kınıyorum. Sayın Akşener’in kendi ifadesiyle,“İslami bilgilere vakıf olması, aileden dini terbiye almış olması, hukuk öğrenimi, hac görevini yapması, en yüksek makamlarda görev yapması ve geride bıraktığı yetmiş yedi yıllık ömrü görülüyor ki, Sn Kahraman’a hiçbir şey kazandırmamış.

Anlaşılan yüce dinimizin ahlâk ve faziletinden, Türk örf ve geleneklerinden de nasibini almamış.” Yetmiş yedi yılını geride bırakmış, her fırsatta Müslümanlığına toz kondurmayan bir siyasi kimliğin, bir kadına nasıl konuşacağını ve konuştuklarının nereye gideceğini bilememesi, bulunduğu makama da yakışmadığının göstergesidir.

Ne yazık ki bu tür davranış ve söylemler ‘güçler politikasının’ ürettiği siyaset anlayışının bir neticesi oluyor. Bu yanlış davranış ve söylemler ‘doğrunun değil, güçlünün yanında ol’ ortamını kurgularken, toplumun değer yargılarını ve ahlak yapısını da kırmış oluyor. Allahtan, toplum değerlerinden kopan İNSAN ancak, her şeyi bir çıkar ilişkisi olarak görür. Ki, bu insanın davranışları ve söylemleri, İslam dışı oluyor.

“Siyasetin sonuna mı tanık oluyoruz? Yoksa siyaseten fırsatçı, en soysuz ve ülküsüz haliyle dine ve kutsala bürünerek, kendini daha iyi gizleyebilmek, bilinçaltınıza terör ve dehşeti daha iyi ekebilmek için dini dünyamıza kutsalımıza el mi koyuluyor?Hal böyleyse,  öldüğü ilan edilen ideolojiden çok daha tehlikeli, sinsi bir ideoloji ile karşı karşıyayız.” diyor değerli ilim adamı Nadim Macit. Kendi gibi düşünmeyenleri yok etmek ve yarış dışı bırakma çabası içinde olan siyasilerin en iyi yaptıkları şeyde bu oluyor zaten.

Bu anlayışın temelinde de iman, ameli duyarlılık ve ahlak yoktur. Bu ve bunun gibi, siyasetlerini çıkar ve menfaatleri üzerine yürütenlerin, kurdukları düzenin yıkılmasını engellemek için,  fikri zeminde en çok kullandıkları mücadele şeklidir; insanlara hakaret etmek ve ahlaka konuşmak... Bizler biliriz ki, insan eylemini karakterinden, yaşadığı toplumdan, inancından ve de bağlı bulunduğu değerlerden alır.

Bizler yine biliriz ki, İSLAM ferdin ilmi ve ahlaki temellere dayanan, erdemli bir duruşa sahip olmasını, hayatını anlamlı kılacak eylemde bulunmasını önerir. Kişinin kendi haysiyetine gösterdiği saygıyı diğerine göstermesi, kim, ne şekilde ve nerede tehlikeye düşerse düşsün onu koruması ve savunması Müslümanlığın özüdür. “Anlaşılan yüce dinimizin ahlak ve faziletinden bir şey almayanların üzerinde İslam, sadece bir gömlek, belki bir üniforma.” Konuşacak o kadar çok YANLIŞ var ki, ama en önce, başta siyasiler olmak üzere, hep birlikte ahlaka hicret etmeliyiz. Çünkü “Hicretle birlikte adalete ve ahlaka dayalı yeni bir toplum inşa edilmiştir...”