Eğitimde sonunculukta birinciyiz!

08.Temmuz.2017

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in İtalya’da bulunan “Innocenti” Araştırma Ofisi’nin açıkladığı “Geleceği Kurma: Çocuklar ve Zengin Ülkelerde Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri” adlı rapora göre, refah durumu orta ve yüksek ülkelerde yaşayan her beş çocuktan biri göreceli yoksulluk içinde yaşıyor. Ama biz sloganlarla durumu idare ediyoruz, sorgulamayı terk eden “biatçı” gençliğimiz var ya! Bu bize yetiyor! Rapora göre, bu çocuklar içinde bulunduğu toplumun refah düzeyinin belli bir oranının altında yaşam sürüyor. Raporda ayrıca her 8 çocuktan birinin de gıda güvensizliği ile karşı karşıya olduğu bildirildi.

Çocukların, reklamların cazibesine ve aldatıcılığının etkisinde kalarak, “raf ömrü uzun” olan ancak insan ömrünü kısaltan yiyeceklere hücum etmesinin tabi sonucu, zaten başka türlüm olamazdı! BM araştırmasında aralarında Türkiye’nin yer aldığı ortalama refah düzeyi orta ve yüksek seviyedeki 41 ülkedeki çocukların durumu mercek altına alındı. UNICEF tarafından çocukların yaşam koşullarına yönelik birçok kategoride hazırlanan ülkelerin performans raporuna göre Türkiye genel sıralamada 41 ülke arasında 36’ncı sırada yer aldı.

Toplam dokuz kategoride yapılan araştırmada çocukların koşullarının en iyi olduğu ülke Norveç olarak belirlenirken, Norveç’i Almanya takip etti. Almanya’yı ise sırasıyla Danimarka ve İsveç izledi. Orta ve yüksek refah düzeyine sahip 41 ülke arasında çocuklarının koşulları bakımından en kötü notu ise Şili aldı. Bulgaristan performans listesinde 40’ıncı sırada, Romanya da 39’uncu sırada geldi. Raporda sonuçların ülkelere göre de ciddi oranda değişiklik gösterdiği vurgulandı. Örneğin Danimarka, İzlanda ve Norveç’te her 10 çocuktan biri göreceli yoksulluk içerisinde yaşarken, İsrail ve Romanya’da her üç çocuktan biri bu durumla karşı karşıya.

41 ülkenin ortalamasında her 8 çocuktan biri gıda güvensizliği ile karşı karşıya iken ABD’de her 5 çocuk, Meksika ve Türkiye’de ise her üç çocuk bu durumla karşı karşıya. Raporun eğitim düzeyi kategorisinde de büyük eksiklikler dikkat çekiyor. En başarılı eğitim sistemine sahip olduğu kabul edilen Finlandiya ve Japonya’da bile 15 yaşındaki gençlerin beşte birinin okuma ve hesaplama konusunda asgari becerilere sahip olmadığı vurgulanıyor.

Türkiye “Zero hunger” (Sıfır Açlık) kategorisinde 41 ülke arasında 40’ıncı sırada gelirken “Quality Education” (Eğitim kalitesi) kategorisinde ise en son sırada yer aldı. Dokuz ayrı kategoride yapılan performans değerlendirmesinde Türkiye “Responsible consumption and production” (Sorumlu Tüketim ve Üretim) kategorisinde 41 ülke arasında üçüncü sırada yer alırken, Decent work an economic growth (Uygun İş ve Ekonomik Büyüme) kategorisinde de 22’nci sırada yer buldu. Sağlık alanındaki sonuçlar da endişe verici olarak değerlendiriliyor!

Neden? Nedeni belli; teknoloji kültürünün tahrip ettiği milli kültürlerin yerinin doldurulamaz olmasının insanı bıraktığı yalnızlık ve çaresizlik tepkisi! SONUÇ Son çeyrek asırdır uygulanan; siyasal öncelikli eğitim politikaları ve kadro ihtilalini de düşünürseniz ve buna PISA sonuçlarını da eklerseniz; eğitim problemlerini çağdaş ölçüler içerisinde çözüme kavuşturmamız yakın zamanda mümkün görülmemektedir. Okul müdürlerini haksız gerekçelerle, sokağa ya da evine göndermeyi başarı sayanların ülkemizi getirdikleri eğitim uçurumunun sonucu ortada! Artık zil çalıp oynayabilirsiniz ey! Eğitim bürokratları!