Tek başına yapıyor!

21.Nisan.2017

16 Nisan'da yapılan referandum bizlere bir kez daha, Recep Tayyip Erdoğan'sız AK Parti'nin bir adım atmasının mümkün olmadığını açık seçik göstermiş oldu. Bunu inkâr eden olabilir mi? Yok, öyle değil diyen de. Şimdi hiç kimse kalkıp da biz öyle çalıştık, biz bunları yaptık, bizler herkese dokunduk demesin. Sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan elini AK Parti'den çeksin, yemin billah AK Parti yerle bir olur. Var mı bu söze itirazı olan? Öyle zannediyorum ki, bunu anlamak için de kâhin olmak gerekmiyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan tek başına mücadelesini yapıyor. Tek başına partisini ayakta tutuyor. Tek başına iç ve dış güçlerle savaşıyor. Tek başına seçmenini iri ve diri tutuyor. Tek başına teşkilatları yönlendiriyor. Erdoğan’ın tek başına yaptığı bu hamlelerin getirdiği başarıyı, ne yazık ki birileri yıkmaya çalışıyor. İnancım odur ki Erdoğan siyasi sahneden çekilmedikten sonra bunu kimse başaramayacak.

***

ŞERİF SINIFTA KALDI!

Kasabalılar şeriflerini referandumda yalnız bıraktılar! Şerifleri Orhan Bıçakçıoğlu’na dur deyip, önemli bir ihtar verdiler. Demek ki kendini şerif ilan etmekle bu işler yapılmıyor. Demek ki, teleferik yapmakla bu iş olmuyor. Demek ki, "Ben Ali kıran baş kesenim" demekle bu iş hiç mi hiç olmuyor. Beşikdüzü, Trabzon'da 'Hayır' çıkaran tek ilçe olmuştur. Doğal olarak bilmiyorum Bıçakçıoğlu bu durumu yukarılara nasıl izah edecek? Söyleyecek bir sözü mutlaka vardır, ne dersiniz? 'Seçildim nasılsa, artık bana kimse bir şey yapamaz' moduna girerseniz 'kimse' dediğiniz milli iradede size öyle bir ders verir ki, gün gelir siyaset sahnesine veda edip tarihe karışırsınız. Aman ha sakın milli iradenin duygularıyla oynama sayın başkan?

***

SÜSLÜ RAPORLARA İTİBAR EDİLMEMELİ!

Başbakan Binali Yıldırım 81 il başkanından referandum ile ilgili rapor istemiş. Raporun içerisinde 'hayır diyenler neden hayır demişler' diye bir soru da olacakmış. Zor bir soru değil Başbakan'ın sorduğu. Ben naçizane biraz katkı yapmak istiyorum rapor yazacak olanlara. AK Parti'nin büyümesine bir bakın! O yıllarda Recep Tayip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde, Erdoğan bütün Türkiye’yi kucaklıyordu. Kimsesizlerin sesi olarak, garip gurebaya sahip çıkıyordu. Ayrım kayrım yapmadan, bütün sorunlara eğiliyordu. Derdi, sorunu olan ve kendisine ulaşabilen herkesi dinlemeye çalışıyordu. En önemlisi; Erdoğan, vatandaşa dokunuyordu. Bir vatandaş için de önemli olan buydu. Peki, göreve getirdiği ve şu an iş başında olan yöneticiler bunu yapıyorlar mı? Bana göre hayır. Mutlaka sizler de benimle aynı fikirdesiniz. Zaten AK Parti'nin geriye gidişinin nedeni de burada yatıyor. Bazılarını tenzih ediyorum, çoğuna bakın o bürokratların; kimilerinin ayakları yere basmıyor, kimileri ise burunlarından kıl aldırmıyor. Vatandaş bunlara nasıl ulaşabilsin? Vatandaş bunlara nasıl iş yaptırabilsin? Kapıları kapalı yahu kapıları! Hani kapılar ardına kadar açık olacaktı? Hani kapıya gelen kimse geri çevrilmeyecekti? Hani işsize iş, aşsıza aş verilecekti? Herkes kendi rantının peşine düşmüş, çorbasını kaynatmaya çalışıyordu. Bunlar açıkçası güç zehirlenmesi yaşıyorlar. Bırakın başka partili olmayı, AK Partili üstelik Tayyip Erdoğancı olanlar bile, görevlerde olanlar tarafından itilip kakılmaya, iş yapamaz duruma getirilmeye başlandı. Bu gibi sıkıntılar bütün illerde, ilçelerde dibine kadar yaşanmaktadır. İnanıyorum ki, bundan genel merkezde olanların da haberleri vardı. Kısacası, Başbakan Yıldırım süslü püslü raporlara değil, bu yazdıklarımıza itibar etmeli. Vatandaştan kopuk, güç zehirlenmesi yaşayan bürokrat ve yetkililerden AK Parti bir an önce kurtulmalıdır. Yoksa yarın çok geç olacaktır.

***

FINDIKÇILAR MUTLU OLMALI

Bakan Faruk Çelik'in "Fındık alımını TMO yapacak" açıklaması büyük yankı uyandırmıştı. Hatta büyük memnuniyet yaratmıştı. Devlet fındığa sahip çıkmıştı. Üreticiler için de bu önemli bir hadiseydi. TMO fındık alım fiyatını 10 lira olarak açıkladı. Merak ediyorum, Bakan Çelik "TMO fındık alacak" dediğinde mutluluk duyanlar, fındığa verilen bu rakam karşısında ne söyleyecekler ve ne yapacaklar? Aslına bakarsanız TMO fındığa güzel bir rakam verdi. Üreticiler verilen bu rakamdan mutlu olmalıdırlar diye düşünüyorum. Ve olaya şöyle de bakılabilir, devlet kapılarını fındık üreticilerine sonuna kadar açıp "Garantiniz benim" demiş. Devlet fındık üreticileri için daha ne yapacak? Fındık konusunda kötü bir şey telaffuz edeni Allah çarpar haberiniz ola! "Neden?" diye soracak olursanız... Devlet sizlere sahip çıkarak, sizleri özel sektörün eline bırakmadığı için.