Prof. Dr. Mustafa Gökçe

15.Nisan.2017

Bu dünyada herkesin bir işi olduğu gibi ben de şu an gazetecilikle farklı kulvarlarda uğraş veriyorum. Daha ileri şöhrete, daha fazla kazanımlara ulaşma gibi düşüncem olmadı. Benimkisi sadece, başarının peşine düşmeden gördüklerimi, yaşadıklarımı gerçeklerle yan yana koyarak küçük de olsa, büyük de olsa mutluluğun farklı renkler içerisindeki görselliğini anlatabilmedeki hazdır.

***

Bu anlatım ara koridorda küçük bir giriş kapısı önündeki kalabalık insanlarımızın beklediği, belki yarın bizlerin de titrek heyecanla bekleyeceğimiz kapıdır ki işte o kapı KTÜ Farabi Tıp Fakültesi’ndeki Prof. Dr. Mustafa Gökçe’nin kalp ve damar hastalıkları muayenehane kapısıdır. Şehrimizde hangi branşta olursa olsun bu kutsal görevi yapan tüm hekimlerimize saygıyla anlatmak isterim.

***

Her insan yaşamı boyunca kendi yaşamını şekillendirmek adına bir kuş misali oradan oraya bazen sevinçle, bazen hüzünle uçarken bu şehirden başka illere giden, kızmaya, darılmaya hakkımız olmayan nice donanımlı-bilgili hocalarımız buradan gitmişlerdir. Teşekkürler Mustafa hocam. Tıp doktoru değilim, aynı dili konuşamayabiliriz lakin aynı duyguları paylaştığımızdan eminim. Zira kapınızın önünde şifa arayan hastalarınızla bir kere değil belki de on kere karşılaşmamın sonucudur ki çoğu hocalarımız gibi siz de bu şehri terk etmediniz, Trabzon’da kaldınız. Sizin eşliğinizde yeter mi, yetmez mi bilmiyorum ama yine de diliyorum. Burada kalan hocalarımıza teşekkürlerimi iletiyorum.

***

Bizler için en önemli olan şurasıdır ki; yapmış olduğunuz söylemlerde, "Gelin hangi yaşta olursanız olun, kalbinizle dostluğunuzu sorgulayın. Bizler, sizler için buradayız. Kalp rahatsızlığınız ortaya çıksa da gelin. Geç kalsanız da gelin. Gelin ki rahatsızlık ortaya çıkmadan sizleri görmek, kalbi huzurumuzdur. Zira hastalıkla savaş başladıktan sonra cephane arayacak zamanımız olmayabilir"deki mesajınızdır ki kalemi elime almamın başlıca sebebidir. Küçük görünen, büyük bakış açısı olduğundan ötürü tekrar teşekkürler hocam.