Her şeyi tartışır olduk

21.Nisan.2017

Yıl 1984 ve ANAP iktidarı ile başlayan hizmet atağında Rizeli milletvekili ve bakanlık koltuğunda oturan Mesut Yılmaz ile başlayan süreçte elektriksiz köy kalmamıştı. Köyler, yayla ve mezralara kadar uzanan hizmet atağında Sarp Sınır Kapısı'nın açılmasıyla alt yapı eksikleri görülmeye başlandı. Bir furya ile başlayan Rus akını ile Rize'de evler otel veya pansiyon olmaya başladı.

O tarihlerde yetersiz alt yapılar ve yeterli güvenlik önlemleri alınmaması eleştirilmişti. Süreç uzadıkça başlayan eksik gidermeleri eleştirdik. Hızlı gelişen sürece devletin yetişme gücü olmadığından her zaman Rizeliler olarak eleştirilerimizi yaptık. Çay fabrikalarının yetersizliği ile çayların denize dökülme sürecinde kurulan özel sektörler çay almaya başlayınca kaliteyi bozduk ve çayımızı dal budak vermeye başladık. Yine biz eleştiren olduk, “Özel sektör para vermiyor” diye.

Denize dökeceğimiz çayımızı özel sektöre verdiğimizi söylemeyip yine devleti suçladık. Sahil yolu inşaatı başlayınca yine millet olarak “Doğa bozuluyor, denizde balıklar ölüyor” diye yine eylemler, mitingler yapmaya başladık. Üniversite kuruluşunda Zihni Derin Çay Fabrikası yıkılınca “Rize'nin eski fabrikasını yıkıyorlar” diyerek yine eleştirimizi yaptık. Çöp dökülecek alan bulamayınca denizi doldurarak aradaki boşluklara çöp yerleşince “Denizi çöplük ettiler” dedik. Araştırma hastanesinin temelleri atılınca “Orada hastane olmaz, heyelanlı bölge" demeye başladık.

Mesut Yılmaz'ın başbakanlığı dönemlerinde “Proje yapın getirin" dendi. Rize'ye başka hizmet alanı yokmuş gibi yat limanı istendi, sonra da "Denizi yumuşak taşlarla doldurdular, bunlar çabuk erir” demeye başladık. Aradan 20 yılı aşkın süre geçti, o taşlar hala orada, hiçbir şey erimedi. Evet, her şeyi tartışır olduk. AK Parti döneminde yine aynı tartışmalar sürüyor. Bu tartışmalar ile birlikte bazı yanlış işlerde yapılmıyor değil.

Mesela, stadyumun yeri. Burası tartışılır bir yerdi ve yılda futbol için 17 kez kullandığımız bir geniş alan ve bu alanı zayi ettik. Halil Bakırcı'nın ısrarı ile yapılan stadyum bugün tartışılır oldu. Stadyumun iç kesimlerde Salarha yolu üzerinde yapılması bugün tartışılıyor. Stadyum yerine bugün inşaatı devam eden AVM yapılabilirdi. Bu tartışılıyor. Evet, bu tartışma yerinde bir tartışma. Eski stadyumun yerinde yapılan AVM binası ile birlikte çevre düzenlemesi ve yol ağlarının genişlemesi için birçok bina kamulaştırılma aşamasında ve o binalara biçilen değerler binaların yarı fiyatının altında. Stadyum yapılırken de uyardım, AVM yapılırken de uyarılarıma gerek siyasi alanda, gerekse bürokrasi alanında uyarılarda bulundum, "Yanlış yapıyorsunuz" diye. Yine bariz örneklerden biri...

Gençlik eğitim merkezi ve müdürlüğü binasının yerinde Ekrem Orhon stadı vardı. Stadyum yıkılıp bina yapılmaya başlayınca amatör spor kulüpleri şehir merkezinde yer istedi. Deniz kenarında bulunan boş alan onlar için yapılacaktı. Ama eleştiriler ve mahkeme kapısını çalanlar ile Rize'ye modern bir stat için gelen para geri gitti. Her şeyi eleştirip tartışıyoruz, ancak bunu gerçek alan yerine sokak ağzı ile tartışıyoruz. Buna tartışma yaratacak kişiler ile tartışan kişilerin bir araya gelmemesi neden olmakta. Tartışmayı doğru yerde, doğru alanda yapmadığımız takdirde bu tartışmalar sokak ağzına dönecek ve bunu asla engelleyemeyeceğiz.