Engelsiz yaşam

13.Eylül.2017

Toplumsal hayatta engelli vatandaşlarımızın da kendi kendine yetmeleri ve her birey gibi tüm imkânlardan yararlanmış olmaları en doğal haktır. Engelli vatandaşlarımızın toplumda hayatlarını devam ettirebilmelerini sağlamak ise hükümetler ve yerel yönetimlerin görevleridir.

Sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak 2005 yılında ülkemizde ilk defa Engelliler Kanunu çıkarılmış, engelli vatandaşlarımızın işgücüne katılımını artırmaya yönelik yasal düzenlemeler yapılmıştır. 2010 yılında anayasanın 10. maddesinde yapılan değişiklikle ‘Engelli Pozitif Ayrımcılık’ anayasal düzeyde güvence altına alınmıştır. Yerel yönetimler engellilerin bakımı, eğitimi ve istihdamına dönük olarak desteklerini sürdürmektedir. Eğitim alamayan engelliler için yerel yönetimler ve ilgili kuruluşlar bu konuda bazı çözüm yolları bulmalıdır.

Bu yüzden şehirlerin icraat ve imar planları yapılırken engelliler dikkate alınmalıdır. Belediyelerimiz bu konuda uğraşsa da şehrin eski bir yerleşim yeri olması ve coğrafi yapının zorluklarından dolayı bazı aksaklıklar olmaktadır. Bu konuda aşağıdaki tedbirlerin alınması engellilerin yaşamını kolaylaştıracaktır:

1-Ağaçların, elektrik direklerinin, trafik levhalarının dikilmesinde belirli bir standart getirilmelidir.

2-Esnafın kaldırımda mallarını sergilemesine kesinlikle izin verilmemeli ve bunu önleyici tedbirler alınmalıdır.

3-Araçların kaldırımlara park etmeleri kesinlikle önlenmeli ve bunun için gerekli tedbirler alınmalıdır.

4-Su birikintilerini engellemek ve yürüyüşü kolaylaştırmak için kaldırımdaki çukurlar, bozukluklar giderilmelidir. Kaldırım yüzeyinin düz olmasına dikkat edilmelidir.

5-Kaldırımlarda bodrum kat girişi ya da merdiven boşlukları bulunmamalıdır.

6-Kaldırım olmayan yerlerde şayet araçların yollara park etmesi zorunlu ise kesinlikle ters park ettirilmemelidir.

7-Bütün trafik ışıklarına sesli sinyalizasyon takılmalıdır.

8-Yol, kaldırım, kanalizasyon, telefon ve elektrik gibi yapım çalışmalarında mutlaka görme engellilerin fark edebileceği şekilde barikatlar yapılmalı, uyarıcı levhalar bulunmalıdır.

9-Geniş kaldırımlarda görme engellilerin takip ederek yürüyebileceği farklı zeminler olmalıdır. Ayrıca yaya geçitlerinin ve alt/üst geçit girişlerinin zemini farklı döşenmelidir. Bu zemin görme engelliyi alt/üst geçit merdivenlerine götürebilmelidir.

10-Belediye otobüslerinde: Durma düğmeleri mutlaka aşağılarda olmalı, koltukların dizilişinde tek ya da en fazla iki çeşit standart getirilmeli, görme engelliler için otobüsün durduğu durağı ve gelecek durağı söyleyen sesli sinyalizasyon sistemi olmalıdır ve giriş kapılarında sesli sinyalizasyon konulması görme engellinin otobüse kolay binmesini ve inmesini sağlayacaktır.

11-Otobüs Durakları görme engellilerin bastonlarıyla ve ayaklarında hissedebilecekleri şekilde zemini kaldırımdan farklı olmalıdır.

12-Şehrimizde dolmuşa binmek için engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın zorlandığını gözlemlemekteyiz. Destek alıp çıkabilecekleri bir aparat birçok dolmuşta bulunmamaktadır. Bu aparatın takılması zorunlu hale getirilmelidir.

13-Belediyemiz ve özel otoparklara ait engelli park yerlerinin diğer araç sahiplerince işgal edilmesi önlenmelidir.

14-Bütün bunlarla birlikte belediye otobüsü çalışanları, dolmuş şoförleri ve konuyla ilgili herkesin sık sık engellilerle ilgili eğitim seminerlerine katılmaları sağlanmalıdır.

15-En önemlisi toplumun engellilere karşı davranışları konusunda bilgilendirme programları hazırlanmalı ve televizyon, gazete ve broşürler aracılığıyla yayınlanmalıdır. Yukarıdaki uygulamaların birçoğu bu şekilde başarıya ulaşabilir.