"Ölümcül endişe" Aşkale Çimento!

10.Ekim.2017

Bir şehir düşünün ki yıllar öncesine kadar, cumhuriyet tarihinde her konuda ülkenin parlayan ışığı, hatta siyasetin mozaiği idi.

Bir Trabzon var şimdi... "Sahipsizlik" unvanını kimseye vermemekte kararlılığını sürdürür pozisyonda olan!

Bir çimento fabrikası ki; insan sağlığından tutun da fındığın randımanına kadar etkisini gösteren kimyasalları ile halkın huzurunda huzuru bozan bir dert! Bir atıl ki; minicik bedenlerin ciğerlerinde ölümcül izlerle yasa dinlemez! Bir muamma ki; CHP'li vekil Haluk Pekşen savcıları gazete manşetinden göreve çağırır!

Gecenin sessizliğinde kapısına sözde mühür vurulmuş! 'Bir garip danışıklı döğüş' ki; kim kollar, neden kollanır? Devletin mührü yerlerde sürünür, yetkili aranır, her defasında bulunur da mesai saati bittiğinde üretime devam edilir! Bir ayrıcalıktır sürüp gider. Kalıcı bir önlem lazımdır.

emekli

Meclis'te CHP'li vekil Akif Hamza Çebi'nin önergesiyle yasalaşan bir kanun vardır, uygulamada ne bakan yetkili ne de okuyan bir kimse vardır. Bir garip açıklama gelir Aşkale üst yönetiminden: Çimento fabrikası çevre dostudur!

Guinness Rekorlar Kitabı'na girecek bir sözdür de, Trabzon halkının haberi yoktur, birkaç duyarlı gazeteci dışında kimsenin umurunda bile değildir. Bu şehrin de adı Trabzon'dur! Bir yerlere ulaşmak gerekir.

Üzülmemek elde değil, zira Trabzon insanının ciğerleri çimentoyla arkadaş yapılmamalıdır. Fındığı geçtik, zaten para etmiyor. Bir değil, iki değil, üç değil... Cumhurbaşkanı, 'Süresi bittiğinde kaldırın fabrikayı buradan' sözünü kime demiştir? Bir kişiye değil, öncelikle Trabzon halkına, sonrasında birinci derecede belediye başkanına, sonrasında Trabzon'un vekillerine.

Haluk Pekşen'i tenzih ederim. Sayın valiyi tenzih ederim; öncesinde soruşturma açmıştı. Bakan Soylu'yu tenzih ederim; yükü ağır. Bir maç var. Başlama vuruşunu o yapacak. Rakibi o karşılayacak. İçişleri Bakanlığı yanında turizmle o uğraşacak. Gittim gördüm, bir dakika boş durmayacak. Korner oldu, o kullanacak topu, oyuna o sokacak.

Penaltı oldu, birileri çıkacak 'penaltıyı siz atmayın, biz atalım bakanım' diyecekler. Trabzon için böyle bir maç yok, hakkını yemeyelim beyler! Penaltıyı da atmak tabii ki Bakan Soylu’nun hakkıdır. Siz bir girişim yapın da gerisini Trabzon halkı halleder. Bir küçük açıklamayı Trabzon halkına çok gördükleri için, "ölümcül endişe" çimento fabrikasını bir dakikalığına da olsa görmedikleri için, belki de bilemem görmek istemedikleri için ne diyebilirim?

emekli2

‘Siyaset halk sağlığını tehdit eden olgular üzerine palazlanmamalıdır’ dendiğinde Salih Cora'ya, Muhammet Balta'ya, Adnan Günnar'a, Ayşe Sula Köseoğlu'na... Niçin varsınız Trabzon’da? Kimlere görünürsünüz? Trabzon'da yaşayan çocuklar adına, yaşlılar adına, halk sağlığı adına, çiçek büyüten demiyorum çocuk büyüten anneleri, babaları, bu ölümcül endişeden ne kadar uzaklaştırırsanız vicdanınızdaki en yüce adaleti yakalamış olursunuz.

Denetleyin, koltuğunuzun gereği değil midir? Sorun il sağlık müdürüne, Sorun il çevre müdürüne, Sorun Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu'na. Çimento fabrikasına vurdurduğunuz mühürle kaçak yapılara vurdurduğunuz mühür arasında ne gibi bir fark var?

Üstelik çimentonun sözleşmesi 2015 yılında bitmiş olduğu halde milletvekili Akif Hamza Çebi'nin önergesi ile Meclis'te yasalaşan kanun kurumlara göre değişim mi gösteriyor anlatın, bilsin bu insanlar. Çimento fabrikası şu veya bu partinin olayı değildir, sahipsiz görünen Trabzon'un ortak meselesidir. Balkonlarına çamaşır asamayan bizim insanlarımızın meselesidir.