ALMAN USULÜ!

14.Mart.2018
ALMAN USULÜ!

Felsefik bir yaklaşımla, futbol esas itibariyle iki takım arasında toplam yirmi iki futbolcuyla oynanır ama topun peşinden milyonlarca kişi koşar! Bir ihtilaldir futbol. Tüm dünyada melankolik bir hastalık. Bağnazlık futbolun damarına işlemiş. Fanatik grupları, taraftarları sık sık duyarsınız. İşin boyutunu holiganizme, vandallığa kadar taşıyanlar da var. Özellikle derbi maçlarında, minimal ölçekte amatör maçlarda yeşil çimlerin kana bulandığına tanık oluruz. Bir de başarısızlık halinde bu tür istenmeyen taşkınlıklar, infialler yaşanıyor.

İşte Trabzonspor!

İhtilal kavramıyla özdeşleşmiş bir kulüp son süreçte hoyratça dalgalara tutulmuş bir taka gibi.

 Bir zamanlar İstanbul dukalığına son verip Anadolu yolculuğunda ülke sınırlarını aşan Trabzonspor son raddede saha ve masadan sonra kasayı da kaybetti. Yani son kale de düştü. 2000 sezonundan itibaren başlayan yangın bugünlerde iyice körüklendi, harlandı. Başkan Muharrem Usta ve cephe sütrelerinde tek tek eksilen armadası 'evin yanıyorsa, git yanına ısın' mantığında hareket ederek, anlık sevinçlere alkış tutarken, kulübün kapısına kilit vurduklarının aymazlığına düştü.

Verdikleri hiçbir sözü tutmadıkları gibi inat uğruna, ihtiras uğruna Trabzonspor'un helvasını da kavurma derdine düştüler. Oysa kulübün yönetimlerin uhdesinde değil yağmurda çamurda, yazda kışta Trabzonspor'la koyun koyuna yatan taraftarların tekelinde olduğunu bile düşünmediler.

Gerek camianın önde gelenlerinin, gerek taraftarların, gerekse yerel basının baskıları sonunda diz çöken Usta, nisanda kongre kararı aldı.

Bu aşamada 'en hayırlı karar' diye nitelenecek bu karar bir kaçış veya kurtuluş olarak addedilebilir; ancak yangın yerinde enkaz dizi dizi... Sorun burada. 'Fakir edebiyatı' 'Usta'sının bıraktığı bu enkazı kim kaldıracak?

Eski başkanlara atıfta bulunarak 'kulübü devraldığı borçla' bırakacağını, yani Alman usulü ödeme yapacağını açıklaması malayani ve absürt olarak yorumlanabilir. Kurumsal bir şirkette gelen yönetimin görev süresinden iki yıl sonra borçlara geçmiş yönetimleri 'ortak etme çabası'na konulacak noktalama işareti 'ironik' algı hasebiyle ancak ve ancak 'ünlem' olur.

Usta kırk kere yalan söyleyerek gerçeğe ulaşacağına inanıyor galiba.

 Artık Usta'nın teşhisi konuldu:

Megalomani: Büyüklük hezeyanı (Kendisini camiadan büyük görmeye başladı.)

 Mitomani: Kendi söylediği yalana inanma hastalığı (Camianın da onun mesnetsiz sözlerine kandığını zannediyor.)

Piromani: Yangın çıkarma hastalığı ('Şampiyonluk kadrosu’ diye tanıtılan Trabzonspor'un sıradan takımlar karşısında aldığı hezimetler travma yaratırken, Usta ve yenilmez armadası (!) kulübü yangın yerine çevirdi.)

İşte Usta'nın 'Ustalık eseri'!!!